92. “Binek vermen için sana geldiklerinde, "Size binek bulamıyorum” dediğin zaman, sarf edecek bir şey bulamadıkları için üzüntüden gözyaşı dökerek geri dönenlere de bir sorumluluk yoktur.” Allah’ın kendilerini bağışladığı o gerçek mâzeret sahiplerinden kimileri de sana her geldiklerinde ey Allah’ın Resulü bize binebileceğimiz bir binek ver de biz de seninle bu savaşta bulunalım dediler de; sen de onlara size binek bulamıyorum dediğin zaman sarf edecek bir şey bulamadıkları için üzüntülerinden gözyaşı dökerek geri dönenler var ya, işte onlar için de bir sorumluluk yoktur. Sürekli her gün geliyorlardı bunlar Rasulullah’ın yanına. Belki bugün birileri Rasulullah’a bize verebileceği bir binit vermiştir diye her gün gelip soruyorlardı. Her defasında da Allah’ın Resulü yok buyuruyordu. Onlar da gidememelerine ağlaya, ağlaya dönenlere de kınama yoktur diyor Rabbi-miz. Hattâ bunlar için Rasulullah efendimiz şöyle buyuruyordu: “Gelmek istedikleri halde şu anda sizinle birlikte gelemeyip arkanızda kalan nice mü’minler vardır ki bu niyetlerinden ötürü attığınız her adımda, konakladığınız her vadide onlar sizinle birlikte olmasınlar. Onlar sizin aldığınız ecirlerinize ortak olmasınlar” Sahâbe-i kirâm efendilerimizin: “Ey Allah’ın Resulü, onlar Medine’de evlerinde oturup bizimle sefere çıkmadıkları halde mi onlar bizimle beraberler?” sorusuna da Allah’ın Resulü diyordu ki: “ Evet, çünkü onları mâzeretleri, çaresizlikleri geri bıraktı.” Evet işte bunlar gerçek mâzeret sahipleridir, onlar kınanmazlar, onlar üzerine bir yol yoktur buyurduktan sonra Rabbimiz şimdi de kimler üzerine yol var? kimler üzerine kınama ve ceza var? onu şöylece ortaya koyuyor: