97. “Bedevilerin küfür ve nifakları her yönden, daha ileridir. Allah'ın, peygamberine indirdiğinin sınırlarını bilmemek, onlara daha lâyıktır. Allah bilendir, Hakîmdir.” Bedeviler, çölde yaşayan Araplar, göçebe hayatı yaşayan Araplar şehirdekilerden, yerleşik hayat sahiplerinden inkâr ve nifak bakımından, nankörlük ve münâfıklık bakımından çok daha şedittirler. Çünkü onlar kaba, saba, kalpleri daha katı insanlardır. Ve onlar Allah’ın peygamberine indirdiği hükümleri, yasaları tanımamaya, sınırları tanımamaya daha yatkın ve elverişlidirler. Kendi başlarına buyruk, yönetici tanımaz, otorite kabul etmez oldukları için daha kaba ve inkârcıdırlar onlar. Din bilen, kitap sünnet tanıyan âlimlerle tanışmadıkları için dini az bilen kimselerdir onlar. Allah kullarını elbette en iyi bilendir ve söylediği her şeyi hikmetle söyleyen, yasalarını hikmetle koyandır. Medine’de, şehirde Rasulullah ve sahâbenin arasında bulunanlar okumak için kitap bulabilirler. Sormak için merci bulabilirler. Allah’ın dinini öğrenme imkânı bulabilirler. Ama Rasulullah’ın sohbetinden, Rasulullah efendimize inen âyetlerin eğitiminden mahrum kalmış kimseler elbette bunlardan uzaktırlar. Dinin anlaşılış ve uygulanış tarzından mahrumdurlar. Onun içindir ki onlar, o bedeviler küfür ve nifak yönünden, Allah’ın sınırlarını tanımama yönünden daha yatkındırlar.