Tûr Suresine Dön

Tûrالطور

16. Ayet

16Tûr Suresi

اِصْلَوْهَا فَاصْبِرُٓوا اَوْ لَا تَصْبِرُواۚ سَوَٓاءٌ عَلَيْكُمْۜ اِنَّمَا تُجْزَوْنَ مَا كُنْتُمْ تَعْمَلُونَ

“Oraya girin. İster (azaba) sabredip dayanın ister dayanmayın, sizin için birdir. Ancak yaptıklarınızın karşılığını alacaksınız.”

Tefsir

Besâirü'l-Kur'ân

15-16. “Bu bir büyü müdür, yoksa hâlâ görmez misiniz? Girin oraya, sabretseniz de sabretmeseniz de artık birdir: ancak işlediklerinizin karşılığını görüyorsunuz” denir.” Söyleyin bakalım, bu bir sihir miymiş yoksa bir büyümüymüş? Sihir kabul ettiğiniz bir kitabın, sihirbaz saydığınız bir peygamberin verdiği bu haberler gerçek miymiş, yoksa sihir miymiş? Yoksa siz mi görmüyorsunuz? Yoksa siz mi bilmiyorsunuz? Şu anda bir sihir içinde misiniz, yoksa bir gerçekle mi karşı karşıyasınız? Sizler dünyada size bu günü haber veren kitaba sihir; sizi bu günün azabından korumak için çırpınan peygambere sihirbaz diyordunuz. İşte sihir dediğiniz, yalan dediğiniz ateş karşınızda duruyor. Bakın bakalım bu ateş sihir miymiş, değil miymiş? Hayır hayır, sizler şu anda gerçeklerle karşı karşıyasınız. Dün-yadayken reddediyordunuz, olmaz, gelmez diyordunuz, ama işte şu anda o azabın içindesiniz. Hâlâ göremiyor musunuz? Buyurun, girin oraya, dilerseniz sabredin, isterseniz sabretmeyin. Bunu siz bilirsiniz. Sabredip, boyun büküp kabullenseniz de, sabretmeyip bağırıp çağırsanız da fark etmez, üstünüzde ve altınızda ateş var, ateş azabının içindesiniz. Bu azaptan kurtulmanız asla mümkün değildir. Sizler tavır belirlemekte serbestsiniz. Dilediğiniz şekilde hareket edebilirsiniz. İs-ter sabredin, ister sabretmeyin sizin için müsavidir. Ne yaparsanız ya-pın, çare yok amellerinizin karşılığıyla cezalandırılacaksınız. Ama tam amellerinizin karşılığıyla. Çünkü Allah kimseye zulmetmez. Siz kendi yaptıklarınızın karşılığını buluyorsunuz. Sabredilebilir mi bu ateşe? Dayanılabilir mi bu cehenneme? Hani Bakara sûresinde: “Onlar hidâyet yerine sapıklığı, bağışlanma yerine azabı satın alanlardır. Bu halleriyle onlar ateşe karşı ne kadar da sabırlıdırlar.” (Bakara 175) buyuruluyordu. “Bunlar, bu zalimler Allah’tan gelen hidâyeti dalâletle değiştiren kimselerdir. Bunlar iyiliğe, hayra, hakka, hidâyete tahammül edemeyerek zevkler, bâtıllar peşinde yuvarlanıp giderlerken kendilerini ateşe götürecek amellere karşı ne kadar da tahammüllüler,” diyor Rabbimiz. “Cehenneme karşı ne kadar da cesur ve sabırlılar, ey kullarım, bunu bugünden anlayın da ondan uzaklaşmaya çalışın” diye bize bunları anlatıyor. Bundan sonraki âyette hemen cennet gündeme getiriliyor. Ki-tabımızın ikili bir anlatım usulü vardır. Cehennem ve cehenneme yuvarlananlar anlatılınca korktuk, ürktük, şimdi de mü’minlere ferahlık verecek müjdeler geliyor. Bakın Rabbimiz şöyle buyuruyor: