39. “Demek kızlar Allah’ın, oğullar sizin öyle mi?” Kızlar Allah’a ait de, oğullar kendilerine mi ait? Bakın burada yine bir müşrik mantığını, bir müşrik karakterini, müşriklerin Allah’a iftira ederek düştükleri bir yanılgıyı daha gündeme getiriyor Rabbimiz. Onlar hiçbir zaman kız çocuklarına sahip olmak istemiyorlardı. Kızlara sahip olmayı, kız babası olmayı acizlik, güçsüzlük, şerefsizlik sayıyorlardı. Ama böyle gördükleri kızları Allah’a izafe etmekten de geri dur-muyorlardı. Melekleri kızlar olarak niteliyor ve onların Allah’ın kızları olduklarını söyleyerek kendilerine lâyık görmediklerini Allah’a lâyık görmeye çalışıyorlardı. Tanrılarını da hep dişilerden seçiyorlardı. Lât, Menât, Uzza hep dişi tanrılardı. İstiyorlardı ki tanrıları kendilerinden güçsüz olsun. İstiyorlardı ki tanrılarını kendileri yönlendirebilsinler. İs-tiyorlardı ki tanrıları kendilerine teslim olsun. İstiyorlardı ki tanrılarını kendileri seçsinler. İstiyorlardı ki tanrılarının ipleri kendilerinin elinde olsun. İstiyorlardı ki seçtikleri tanrıları kendilerinin istediği gibi yasalar yapsın. İstiyorlardı ki tanrılar kendilerinin keyiflerine göre kendilerini yönetsinler. Onları atlatabilme, onları aldatabilme, onları alt edebilme gücünü kendi ellerinde bulundurmak istiyorlardı. Şimdi de öyle değil mi? Adamlar tanrılarını kendileri seçiyorlar. “Bize şu şu yasaları çıkarırsanız, bize şu şu sorumlulukları yüklemezseniz sizi seçeriz” diyorlar. “Bize zor gelen namaz, oruç, tesettür gibi emirleri yüklemez, alışığı olduğumuz, tutkunu olduğumuz içki, kumar, zina, faiz gibi şeyleri yasaklamazsanız sizi seçeriz” diyorlar. Kendilerine yönlendirebilecekleri, şartlandırabilecekleri güçsüz tanrılar bulmaya çalışıyorlar. Allah’ı yönlendiremeyeceklerini, şartlandıramayacaklarını bildikleri için O’nu bırakıyorlar da böyle âcizlerden tanrılar seçmeye, hayatlarına yasa yapmaya onları yetkili kılmaya çalışıyorlar. Bu adamlar Allah’ın güçlü olduğunu biliyorlar. Allah atlatıla-maz, Allah yönlendirilemez, Allah alt edilemez. Onun için Allah’a kulluktan kaçınıyorlar, kendi diktikleri putlara, kendi seçtikleri tanrılara yöneliyorlardı. Şu anda tüm demokratik ülkelerdeki insanların tanrılarını kendileri seçip, seçtikleri tanrılarının iplerini kendi ellerinde tutmaya çalıştıkları gibi, o günkü müşrikler de tanrılarını dişilerden, güçsüzlerden seçiyor, kızları, güçsüzleri Allah’a; oğulları, güçlüleri de kendilerine izafe ediyorlardı. Böylece Allah’ın güçsüz, kendilerinin de Allah karşısında güçlü olduklarını iddia etmeye çalışıyorlardı.