47. “Zulmedenlere, şüphesiz, bundan başka da azap vardır; fakat onların çoğu bilmezler.” Sadece dünyada biten bir azap değil, onlar için bundan başka da bir azap vardır. Rezil ve rüsva edici bir azap beklemektedir âhi-rette onları. Bundan başka kabirde de dayanılmaz bir azap onları beklemektedir. Ama o zavallıların çoğu kendilerini bekleyen bu azaplardan habersizdirler. Rabbimiz dünyada bu kâfirlere kendi gücünü, kendi egemenliğini göstermek üzere azaplar gönderiyor, ama bu kâfirler bu ilâhî uyarıları farklı yorumlayarak imandan yüz çeviriyorlar. Nelerine güveniyorlar, anlamak mümkün değil. Yoksa onların güvenip bel bağladıkları tanrıları mı var ki onları Allah’a karşı, Allah’ın azabına karşı savunacaklar? Kime güveniyor bu adamlar? Kimi tanrı biliyorlar? Allah’tan kendilerine gelecek bir ölüme, bir helâke, bir mağlubiyete, bir hezimete, bir dünya azabına, bir dünya hastalığına, bir dünya depremine, zelzeleye, bir dünya tufanına, âhiret azabına, kabir azabına, bir ateşe, bir cehenneme karşı kim koruyabilecek onları? Elleriyle işledikleri yüzünden Allah onlara bir kıtlık gönderse hangi ekonomik tanrıları kurtarabilecektir onları bundan? Bir toplumsal hastalık gönderse Allah, hangi şifa tanrıları kurtaracak? Bir felâket, bir azap gönderse Allah, hangi korumacı ilâh kurtarabilecek onları?