Yâsîn Suresine Dön

Yâsînيس

10. Ayet

10Yâsîn Suresi

وَسَوَٓاءٌ عَلَيْهِمْ ءَاَنْذَرْتَهُمْ اَمْ لَمْ تُنْذِرْهُمْ لَا يُؤْمِنُونَ

Onları uyarsan da uyarmasan da birdir. İman etmezler.

Tefsir

Besâirü'l-Kur'ân

10. “Ey Muhammed! Onları uyarsan da uyarmasan da birdir, inanmazlar.” Onlar için müsâvîdir, uyarsan da, uyarmasan da birdir. Uyarının olup olmaması onlar için fark etmeyecektir. Çünkü onlar inanmazlar, inanmayacaklardır. Yâni kitap kendilerine ha duyurulmuş, ha duyurulmamış, din kendilerine ha ulaştırılmış, ha ulaştırılmamış, onlar için fark etmeyecektir. Yeryüzüne böyle bir kitap ha gelmiş, ha gelmemiş fark etmeyecektir onlar için. Allah kullarına kulluk örneği olarak bir peygamberini ha göndermiş, ha göndermemiş fark etmez onlar için, çünkü onların iman diye bir dertleri yoktur. Madem ki bu insanlar inanmayacaklarmış, madem ki uyarıya müspet cevap vermeyeceklermiş, öyleyse biz de onları uyarmaktan vazgeçiverelim demek caiz değildir. Bilelim ki bu uyarılanlar açısından böyledir. Uyaranlar açısından bu böyle değildir. Yâni madem ki uyarsak ta uyarmasak ta bu insanlar iman etmeyecekler, madem ki uyarma ve uyarmama konusunda muhayyer bırakılmışız, öyleyse biz de bırakıverelim. Biz de uyarmayalım onları, bırakıverelim bu işi diyemeyiz. Çünkü uyarılanlar açısından böyledir ama uyaranlar açısından böyle değildir bu. Yâni bizim onlara karşı tebliğ görevimizi terk etmemiz için bir mâzeret sebebi değildir bu. Bizim Allah huzurunda mâzur olabilmemiz için görevimizi yapmamız gerekecektir. Bu meselenin bize yönelik vechesi ay-rıdır, uyarılanlara yönelik yönü yine ayrıdır. Öyleyse biz uyaracağız insanları, uyarmak zorundayız. Çünkü kim uyarılacak, kim uyarılmayacak, kim adam olacak, kim olmayacak, bunu bilmiyoruz. Bu konuda şunlar şunlar iman edecek, şunlar şunlar uyarılacak, uyarıyı kabul edecek ama bunlar bunlar etmeyecek diye elimizde bir liste yoktur. Onun için herkesi uyarmak zorundayız. Ama bakın uyarıya müspet cevap verecekler, uyarıcının uyarılarından na-sipdâr olacaklar şunlarmış: