Yâsîn Suresine Dön

Yâsînيس

14. Ayet

14Yâsîn Suresi

اِذْ اَرْسَلْنَٓا اِلَيْهِمُ اثْنَيْنِ فَكَذَّبُوهُمَا فَعَزَّزْنَا بِثَالِثٍ فَقَالُٓوا اِنَّٓا اِلَيْكُمْ مُرْسَلُونَ

Hani onlara iki elçi göndermiştik de o ikisini yalanlamışlardı. Biz de üçüncü bir kişiyle onları desteklemiştik. Demişlerdi ki: “Şüphesiz ki biz, sizlere gönderilmiş resûlleriz.”

Tefsir

Besâirü'l-Kur'ân

14. “Onlara iki elçi göndermiştik; onu yalanladıkları için üçüncü biriyle desteklemiştik. Onlar: “Biz size gönderildik” demişlerdi.” O kente görevli elçiler, peygamberler gelmiş ve göreve başlamışlardı. O kente iki elçi gelmişti. Rabbimiz, vahyini insanlara duyurmaları için elçiler göndermiş. Ya bizzat Rabbimizin kulları arasından seçip görevlendirdiği peygamberler, yahut da peygamber yolunun yolcularından peygambere gelen risaletin sorumluluğunu omuzlarında taşıyan, peygamber misyonuna ve şerefine sahip çıkan elçilerdir bunlar. Çünkü ‘Resul’ ifadesi bunlar için de kullanılmaktadır. İki ta-ne elçi gelip o şehir halkını uyardılar. Onlara Allah’ın emirlerini, yasalarını duyurdular. Ama o toplum, o kent ahâlisi bu Allah elçilerini yalanladılar, yalan saydılar. Allah da bir üçüncü elçiyle onları güçlendirip destekledi. Allah’ın bu kutlu elçileri hep birden dediler ki, “ey insanlar, bilesiniz ki biz Allah’ın size görevlendirdiği, gönderdiği elçileriz. Rab-binizin size duyuruları, haberleri var!” Allah’ın elçileri topluma gelir gelmez hemen elçi olduklarını, Allah tarafından gönderildiklerini söyleyerek işi Rabb’lerine izâfe ediyorlar. Yâni kendi kendilerine, kendilerine ait bir şeyle, kendilerine ait bir projeyle, kendi plan ve programlarıyla değil, Allah’tan aldıkları vah-yi insanlara duyurmak üzere Allah tarafından görevlendirildiklerini söylüyorlar. İşte tüm Allah elçilerinin görevi budur. Allah’ın kutlu elçileri, kendilerinden hiç bir şey söylemezler. Onların söyledikleri ve yaptıkları her şey Allah’ın kendilerine emrettiği şeylerdir. Onlar sadece Allah kullarını Allah’la karşı karşıya getirir, Rableriyle baş başa bırakırlar. Derler ki, “ey insanlar, bizim bu söylediklerimizin tamamı Rab-binizdendir. Bunlar Rabbinizin emir ve yasaklarıdır. Bunları sizden is-teyen ben değil, beni size gönderen Rabbiniz istiyor,” derler. İşte böyle yapan Allah elçileri karşısında insanların iki seçenekleri vardır: Ya Rabblerine, Rabblerinin görevlendirdiği bu elçilere ve bu elçilerin Rabblerinden getirdikleri vahye iman ederler, Rabblerinden gelen ha-yat programına sarılıp, hayatlarını öylece düzenler, Allah’ın istediği gi-bi bir hayat yaşar ve böylece Rablerinin rızasına ve cennetine ulaşırlar, ya da Allah’ı da, elçilerini de, elçilerinin Allah’tan getirdikleri ha-yat programını da reddeder, kendi keyiflerince bir hayat yaşar ve cehenneme giderler. O kent halkı kendilerine gelen bu elçiler ve onların Rablerin-den getirdikleri mesaj karşısında ikiye ayrıldılar: Allah elçilerini reddedenler ve onlara sahip çıkanlar. Peygamber karşıtı bir yol edinenler ve peygamber safında yer alanlar. Âyetler grubunun devamına geçmeden önce burada bununla bize şu mesajın verildiğini peşinen söyleyeyim: Rabbimiz buyuruyor ki, “ey insanlar, dikkat edin, yaşadığınız şehirde eğer sizden önce peygamber misyonuna, Allah mesajına sa-hip çıkıp, peygamber misyonunun şerefine talip olmuş, peygamber sorumluluğunu omuzlarında hissedip onun dâvetini, onun getirdiği şu Kur’an’ı insanlara sunmaya gayret etmeye başlamış birileri varsa, şu-nu kesinlikle unutmayınız ki, siz onların yanında, yardımında, desteğinde olmalısınız. Asla onların karşısında, onların köstekçisi olmamalısınız. Yok eğer bulunduğunuz kentte, bulunduğunuz köyde, okulda, mahallede, evde sizden önce bu misyona sahip çıkan olmamışsa, o zaman da hemen bu göreve başlayan siz olmalısınız. Sakın yalnızlığı-nızdan, zayıflığınızdan, az bilmişliğinizden ürküp korkmayın. Siz yeter ki başlayın. Unutmayın ki siz yalnız değilsiniz. Allah sizi destekleyecek, Allah size yardımcılar gönderecektir. Bunu hiç bir zaman unutmayın. Bir de şunu da aklınızda tutun ki, bu yolda size destek olanların yanında engel olmaya çalışanlar da olacaktır. Hiç korkmayın, çekinmeyin. Siz yeter ki bu örnekteki gibi olmaya çalışın. Bakalım örnek nasıl cereyan edecek. Bir kente elçiler gelir ve halkı uyarırlar. Bakın uyarılan insanlar onları yalanlıyor ve diyorlar ki: