33. “İşte onlara bir delil: Ölü yeri diriltir ve ondan taneler çıkartırız da ondan yerler.” Yâni bu insanlar şu elimdeki kitabın âyetlerini, şu kulağa hitap eden işitsel âyetleri okumasalar, düşünmeseler, bu âyetlerden bir şey anlamaz olsalar bile, şu âyetleri de mi okumuyorlar? Şu görsel âyetlerden, şu kâinat âyetlerinden de mi bir şey anlamıyorlar? Tüm bu âyetlerin sahibini anlayamıyorlar mı? Ölü bir araziyi dirilten, ondan hububatlar, taneler, meyveler ve sebzeler çıkaran, yiyip içtiklerinizi yaratan Allah değil mi? Meselâ bir çöl, bir buzul ya da bir kaç metre don bir yer düşünün. Rabbimiz rahmetiyle o kupkuru toprağa gökten suyu indirdiği zaman o toprağın hemen titrediğini, kabardığını, canlanıp hayat için harekete geçtiğini görürsünüz. Şüphe yok ki ona hayat veren, onu böylece ölü iken dirilten Allah’tır. Ondan çeşit çeşit yiyecekler çıkaran Allah’tır. Şimdi bunu Allah’tan başka becerebilecek birileri var mı? Can veren kim? Allah’tan başkası mı? Bir düşünsenize… Bunlar kendi kendilerine can bulabilmişlerse, onu niye kaybediyorlar? Allah’ın bu âyeti üzerinde hiç mi düşünmüyorsunuz? Elinizden tutup sizi sadece Rabbinizi Rabb bilmeye, İlâh bilmeye, sadece O’nu dinleyip, O’na kul-luğa yöneltecek, size mihmandarlık edecek, O’ndan başka İlâh olamayacağı konusunda size bilgi verecek bu âyetleri, işaretleri hiç gör-müyor musunuz?