38, 39. “Güneş de yörüngesinde yürüyüp gitmektedir. Bu, güçlü ve bilgin olan Allah’ın kanunudur. Ay için de sonunda kuru bir hurma dalına döneceği konaklar tayin etmişizdir” Gece ve gündüzün oluşumuna sebep kılınan güneş de Rab-bimizin kudretine, bilgisine ve hikmetine delil âyetlerinden birisidir. Allah’ın bu âyeti, kendisine ait duracağı bir istikrar yeri için, yahut da aydınlatacağı, ısıtacağı yerleri aydınlatmak ve ısıtmak için dönüp dur-maktadır. Güneş, Rabbimiz tarafından kendisine takdir edilmiş belli bir yörüngede, belli bir hayat programında, belli bir kulluk rotasında, belli bir zamanlama ile belli bir sona doğru, her şeyin yok olacağı kıyamet vaktine doğru akıp gitmektedir. İşte bütün bunlar, her şeye gücü yeten, mutlak galip, izzet ve şeref sahibi, her şeyi bilen, bilgisi tam olan, zaman ve mekânın tümünde tasarruf sahibi, varlıkların tümünün hayat programlarını belirleme yetkisine, bilgisine, gücüne sahip olan Allah’ın takdiridir. O’nun ölçüp biçmesi, O’nun kudretinin delilidir. Güneş bizden çok uzaktadır ama menfaatleri yanı başımızda olan bir âyettir. Bizim için yaratılmış, bizim istifademize sunulmuş bir âyettir güneş. Bize menfaat sağlamak için Rabbimizin takdir ettiği bir yörünge içinde dönüp durmaktadır. Söyleyin, Allah’tan başka kim ya-ratabilir onu? Allah’tan başka kim döndürebilir onu? Ona bu kulluk programını Allah’tan başka kim takdir edebilir? Allah’tan başka kimin sözü geçer ona? Kimi dinler güneş? Sadece Allah fermanıyla o programını tamamlamakta, dönüp durmaktadır. Ve bir gün gelecek, Ra-sulullah Efendimizin beyânıyla Arş’ın altındaki istikrar mahallinde duracaktır. Onun ne zaman duracağı, bu hayatın ne zaman biteceğini de sadece Allah bilir. Kamer için de konaklar tayin ettik. Evet, ay seyyardır. O da Allah’ın programıyla hareket eder. Her gün bir menzile gelir ve her menzilde farklı bir şekil alır. Sonra büyür büyür ve en sonunda dolunay şeklini alır. Sonra da menzil menzil yine eski bir hurma salkımı, incecik bir kavis şeklini alır. Eskimiş, kurumuş bir salkıma döner. Rabbimiz, ay için de değişik menziller tayin etmiştir; onun da değişik konumları vardır, belli safhâlârı vardır. Önce küçücük görünür, sonra yavaş yavaş büyümeye başlar, nihâyet dolunay halini alır ve tekrar küçülmeye başlar, sonra da kupkuru bir salkım haline gelir. Ayın bu durumunda da insan hayatına yansıyan çok büyük menfaatler vardır. İnsanların göremeyecekleri, anlayamayacakları cinsten nîmetler değildir bunlar. Bakara’nın beyanıyla bir vakit aracıdır ay, bir takvimdir bizim için. Ama maâlesef bugün Allah’ın bu âyetine karşı ilgimiz kalmadı. Sahte hilâller bizi ondan kopardı. Allah güneşe, aya ve tüm varlıklara bir program çizendir. Tüm varlıkların Rabbi, program yapıcısı O’dur. İşte Allah programını uygulayan, Rabbinin yasasına boyun bükmüş bir güneş ve ay durmaktadır karşımızda. Azîz olan, Alîm olan bir Allah’ın takdirine teslim olmuş iki varlık. Böylece Azîz ve Alîm olan Allah, size gücünü göstermektedir. Anladınız mı Rabbinizin gücünü, kudretini? İzzet ve şerefini, ilim ve hikmetini kavrayabildiniz mi? Zaman ve mekâna egemen olan Rabbi-nizin azametini kavrayabildiniz mi? İşte kulu kölesi olunacak yegâne varlık O’dur. Güneşi, ayı, geceyi, gündüzü, semâvat ve arzı böylece düzenlemesini bilen Allah, hiç benim hayat programımı bilmez mi? Benim hayatıma egemen olmaz mı?