Yâsîn Suresine Dön

Yâsînيس

65. Ayet

65Yâsîn Suresi

اَلْيَوْمَ نَخْتِمُ عَلٰٓى اَفْوَاهِهِمْ وَتُكَلِّمُنَٓا اَيْد۪يهِمْ وَتَشْهَدُ اَرْجُلُهُمْ بِمَا كَانُوا يَكْسِبُونَ

Bugün, ağızlarını mühürleriz. Kazandıkları (günahları) elleri bize söyler, ayakları da şahitlik eder.

Tefsir

Besâirü'l-Kur'ân

65. “İşte o gün ağızlarını mühürleriz, Bizimle elleri konuşur, ayakları da yaptıklarına şahitlik eder.” Bugün cehennemliklerin ağızları mühürlenir de işlediklerini, amellerini elleri anlatır, elleri sayıp döker, ayakları da şahitlik eder. Acaba niye elleri konuşur da ayakları şahitlik eder? İnsan yaptıklarının tamamını eliyle yapar. Hani işe el atmak filan deriz ya. Kazandıkları ve kaybettiklerinin tümü eliyle alâkalıdır. El insanın her işini ifade eder. Bir işi yaparken, bir ameli işlerken elbette öteki âzâlar da faaldir ama yapan eldir. Onun elleri tüm yapıp ettiklerine şahitlik yapacaktır. Ayaklarımız bizi taşıyor. Yaptığımız işleri yapacağımız mahallere, bulunduğumuz çeşitli konumlara, makamlara bizi ayaklarımız taşıyor. Yanlış işler yapanlara elleri konuşacak, benimle şunu şunu yaptı, şunu şunu işledi diye, ayaklar da buna şahitlik edecek. Kitabımızın başka âyetlerinden öğrendiğimize göre insanın dilleri, kulakları, gözleri ve derileri de yaptıkları şeyler hakkında onların aleyhinde şahitlikte bulunacaklardır. “Ya Rabbi benimle filan zaman şunu yapmıştı, benimle bunu etmişti,” diyerek her şeyi ortaya dökecekler. Hattâ bir hadiste bu âzâların sahibinin onlara şöyle diyeceği beyan edilir: “Canınız cehenneme! Lânet olsun size! Ben sizi sa-vunuyordum! Ben sizin kurtuluşunuz için mücâdele veriyordum! Halbuki siz benim işimi zorlaştırdınız! Beni rezil rüsvâ ettiniz!” diyecek. Onlar da Fussilet sûresinin beyanıyla diyecekler ki: “İş bizim elimizde değildir. Bizi her şeyi konuşturan Allah konuşturuyor. Her şeyi konuşturan Allah bize konuşun, diyor. Her şeyi konuşturmaya güç yetiren bir Allah’ın bizi de konuşturmasında şaşılacak ne var ki? Allah konuşun diyor bize, biz de konuşuyoruz. Elbette bizim Rabbimiz O’dur ve biz O’na karşı sorumluyuz, sadece O’nu dinleriz,” diyecekler. Tabii şahitler bunlarla da sınırlı değildir. Rabbimizin beyanına göre amellerin üzerinde işlendiği arz şahitlik edecek, semâ şahitlik edecek, melekler, nebîler şahitlik edecekler. Hepsi de doğruyu söyleyecekler. İşte bu âyete göre başkalarına da gerek kalmayacak gibi. Ağızlar mühürlenecek, siz durun, denecek. Siz susun, dünyada çok ko-nuştunuz. Tüm yazılanlar sizin konuşmalarınızdı, denilecek ve eller konuşacak, ayaklar şahitlik edecekler. Bu kadara ne gerek var mı, di-yorsunuz. Tamam aslında öyle de, sanki bakın Rabbimiz, “Ben zalim değilim, bunları siz yaptınız,” demek için yapıyor. Aldatmanın ve aldanmanın asla olmadığını ortaya koymak için böyle yapıyor. Herkesi ve her şeyi birbirinin şahidi yapıyor. Hattâ bir hadisin beyanıyla, yarın bir kişinin arkasından tanımadığı birisi yapışacak ve “sende hakkım var,” diyecektir. Berikisi, “ben seni tanımıyorum, bende ne hakkın ola-bilir?” deyince, ötekisi diyecekmiş ki, “senin gördüğün bir yerde ben günâh işliyordum da onun günâh olduğunu bilen sen beni uyarmamıştın.” Allah bizi korusun o günde. Bakın dahası var: