Yâsîn Suresine Dön

Yâsînيس

7. Ayet

7Yâsîn Suresi

لَقَدْ حَقَّ الْقَوْلُ عَلٰٓى اَكْثَرِهِمْ فَهُمْ لَا يُؤْمِنُونَ

Onların birçoğunun üzerine (azap) sözü hak olmuştur. Onlar iman etmezler.

Tefsir

Besâirü'l-Kur'ân

7. “Andolsun ki, hüküm çoğunun aleyhine gerçekleşmiştir, bunun için artık inanmazlar.” Muhakkak ki sürekli uyarıldıkları halde, kendilerine sürekli u-yarıcılar gönderildiği halde kesinlikle iman etmemeye karar vermiş, son uyarıcının uyarılarına da kulak vermeyenlere gaflet içinde bulunmalarından ötürü azap sözü onların çoğuna hak oldu. Azap sözü, a-zap vaadi gerçek oldu. Hak ettiler azabı, Allah’ın azabı onlar için gerçekleşecektir. Allah’ın azabı onlara vacip olmuştur, yasa olmuştur, hak etmişlerdir onlar azabı. Çünkü son elçisine gönderdiği bu kitabında böyle bir yasa koymuştur. Kitabında böyle bir azap yasası belirlemiş ve insanlara haber vermiştir. Eğer dünyada benim kitabımın ve peygamberimin uyarılarına aldırış etmeden bir hayat yaşarsanız kesinlikle bilesiniz ki sonunda azaba gideceksiniz. Ama kitabıma ve el-çilerime iman ederek, bana kulluk içinde bir hayat yaşarsanız da cennete gideceksiniz demiştir. İşte bu yasa Kâfirler için gerçekleşmiş olu-yor. Ya da burada gerçekleşmiş olan yasa kâfirlerin pek çoğunun asla iman etmeyecekleri konusundaki Allah yasasıdır. Yâni haktan çı-kanlara, haktan sapanlara, Hak bir Rabb’ın hak bir kitabını terk edenlere Allah’ın hükmü gerçekleşti. Hangi hükmü? Onların pek çoğu hiç bir zaman iman etmeyecekler. Rabbimiz onların pek çoğunun küfür üzere öleceğini bilmektedir ve bu onlar için bir yasa olmuştur. Hasetlerinden, inatlarından, kibirlerinden, menfaat çıkarlarından ve hayat programlarından dolayı pek çoğu iman etmeyecektir. İnsanlardan pek çoğunun iman etmeyeceğini, azının iman edeceğini anlıyoruz bu âyetten. Rabbimiz kitabının pek çok yerinde haber verdiği bu azaplardan bizi uzak eylesin inşallah. Şurasını hiç bir zaman unutmayalım ki, Allah iman etmemeyi bunlar hakkında yasa yaptığı için değil, bunlar kendileri, kendi hür ira-deleriyle iman etmemeyi tercih ettikleri için Allah ta onların küfürlerini onaylayıvermiştir. Anlıyoruz ki yarın hiç bir kâfir, “ya Rabbi, beni niçin kâfir yaptın?” diye Allah’a karşı bir itiraz hakkına sahip olamayacaktır. Bu seçimlerinin suçluları bizzat kendileridir. Eğer imanı tercih etmiş olsalardı, tercihlerini haktan yana, hidâyetten yana kullanmış olsalardı, elbette Rabbimiz hükmünü onların tercihlerinden yana kullanacaktı. Demek ki böyle iman etmeyenler çoğunlukta olacaktır. Öyleyse bu kitabı eline alıp ta onu insanlara ulaştırma kavgası verenler, ayağına gittikleri insanların hemen teslim olmalarını beklememelidirler. İnanmayanları, haklarında azap sözü gerçekleşenleri gördükçe ümitsizliğe kapılmayacaklardır.