Yûnus Suresine Dön

Yûnusيونس

102. Ayet

102Yûnus Suresi

فَهَلْ يَنْتَظِرُونَ اِلَّا مِثْلَ اَيَّامِ الَّذ۪ينَ خَلَوْا مِنْ قَبْلِهِمْۜ قُلْ فَانْتَظِرُٓوا اِنّ۪ي مَعَكُمْ مِنَ الْمُنْتَظِر۪ينَ

Kendilerinden önce yaşamış kavimlerin (başına gelen kötü) günlerin bir benzerinden başkasını mı bekliyorlar? De ki: “Bekleyin (bakalım), ben de sizinle beraber bekleyenlerdenim.”

Tefsir

Besâirü'l-Kur'ân

102. “Kendilerinden önce geçenlerin başlarına gelen olaylardan başka bir şey mi bekliyorlar? “Bekleyin, ben de sizinle beraber beklemekteyim” de.” Evet bu halleriyle bu adamlar başka değil kendilerinden öncekilerin başlarına gelenin kendi başlarına da gelmesini bekliyorlar. Kendilerinden önce aynen kendileri gibi inanmamakta direnen, Allah’ın âyetlerini örtbas ederek bir hayat yaşayan kimselere gelen tufanı, racfeyi, sayhayı, azap günlerini, gazap günlerini bekliyorlar. Ken-dilerinden öncekilerin başlarına gelenlerden ne kadar da gafiller? Kendilerinden önce Allah’la, Allah’ın âyetleriyle, Allah’ın peygamberleriyle, Allah’ın hayat programıyla savaşa tutuşanlar helâk olmadılar mı ki kendilerinin helâk olmayacaklarını zannediyorlar? Kendilerinden önceki bu kadar güçlü toplumlar bitmedi mi ki kendilerinin ellerindeki güçlerinin, saltanatlarının bitmeyeceğini zannediyorlar? Nasıl da böyle bir aldanışın içinde bu insanlar? Öyleyse onlara de ki; Bekleyin ey kâfirler, ben de sizinle beraber beklemekteyim. Allah âyetlerine karşı, Allah yasalarına karşı bu savunduğunuz yasalarınızın ne hale geleceğini? Bu hayatınızın sizi nereye götüreceğini yakında siz de göreceksiniz ben de göreceğim. Yakında kim galip kim mağlup onu siz de göreceksiniz ben de. Allah yasalarını savunanlar mı galip gelecek, Allah düşmanları mı galip ge-lecek pek yakında göreceğiz onu. Ya da kim haklıymış kim haksızmış onu yakında birlikte göreceğiz. Allah yasaları mı hakmış haklıymış, sizin kendi kafalarınızdan ürettiğiniz sistemleriniz mi haklıymış çok yakında göreceğiz onu. Hangisi kokuşmuş, hangisi insanlığa gerçek mutluluğu sunuyormuş göreceğiz. Bakın Allah’ın elçisi ne kadar kendisinden emin ve ne kadar huzur içinde bir tavır sergiliyor kâfirler kar-şısında. Elbette eğer bir Müslüman gerçekten Müslüman’sa o huzurludur. Müslüman gerçekten Müslüman’sa o yolunda emindir. Yolunun doğruluğundan kesin emindir ve huzur içindedir. İşte bakın kendisine düşeni yapmanın huzuru içinde Allah’ın elçisi diyor ki bekleyin, ben de sizinle birlikte beklemekteyim. O halde bizler de yapmamız gerekenleri yaptıktan sonra diyeceğiz ki ey kâfirler bekleyin, sizinle birlikte biz de bekliyoruz. Evet dün olduğu gibi şu anda da bir bekleyiş var. Kâfirler de bekliyorlar, Müslümanlar da bekliyorlar. Allah’la savaşa tutuşanlar da bir bekleyişin içindeler, biz Müslümanlar da bekliyoruz. Bakalım görelim Allah ne yapacak? Yakında onlar da görecekler, bizler de göreceğiz. Tarih boyunca bu hep böyle olmuştur. Meselâ bir Nuh (a.s) kendisine iman eden beş on Müslüman’la birlikte kâfirlere karşı 950 yıl beklemiş, Hûd (a.s) süper bir güç karşısında bir avuç garibanlarla bekledi, Sâlih (a.s) Semûd’un güçlü kuvvetli zâlimlerine, kâfirlerine karşı bir avuç Müslüman’la bekledi, Lût (a.s) sadece kendisine inanmış iki kızıyla bekledi, İbrahim (a.s) büyük zâlim Nemrut tarafından ateşe atılana kadar bekledi, Musâ (a.s) azgın Firavunun denizde ge-bertilişine kadar bekledi, Muhammed (a.s) Allah’ın yardımı gelene ka-dar bekledi. Şu anda biz de bekliyoruz, bizim karşımızdaki kâfirler de bek-liyorlar. Bekleyelim bakalım Rabbimiz ne edecek? Ne gösterecek? Kesin biliyor ve inanıyoruz ki Allah mü’minleri galip kâfirleri de mağlup edecektir. Bu Allah’ın değişmez yasasıdır. Evet Allah düşmanları tarihin her döneminde helâk edildi de: