65. “Ey Muhammed! İnkârcıların sözleri seni üzmesin, çünkü bütün izzet ve şeref Allah'ındır. O, işitir ve bilir.” Ey peygamberim sakın ha insanların lakırdıları seni üzmesin. İnsanların sözleri seni mahzun etmesin. İzzet, şeref tümüyle Allah-tadır. İzzet ve şerefin tamamı Allah katındadır. İşte bu konuda yanılgı içinde olanların tamamına bu konudaki uyarıyı peygamberinin diliyle yaptırıyor Rabbimiz. İnsanlar İslâm’ın dışında yol arıyorlardı. İslâm’ın dışında izzet ve şeref peşine düşmüşlerdi. Ayrı ayrı yollarda dostluk arıyorlardı. Ayrı yollarla Allah’a dost olabileceklerine inanıyorlardı. Ayrı ayrı usullerle Allah’a yaklaşabileceklerine inanıyorlardı. Ayrı ayrı yollarla şeref kazanacaklarına, izzet bulacaklarına inanıyorlardı. Herkes böyle kendilerince belirledikleri yollarda giderken Rabbimiz elçisini gönderdi de gelin ey insanlar, bir tek yol vardır, bir tek usul vardır, o da sırat-ı müstakîmdir. Gelin Allah’ın dosdoğru yoluna girin. Gelin müslüman olun. Gelin Allah’a kul olun ve bu kulluğun modelini de benden öğrenin, bana bakın, beni örnek alın, ben de görmediklerinizi kulluk zannıyla yapmanız size hiç bir şey kazandırmayacaktır dedi. İnsanları Allah’a kulluğa çağırdı. Ama insanlardan kimileri buna itiraz ettiler, bu dâveti kabullenmediler. Bizim başka yollarımız var, bizim başka kutsadığımızlar var, bizim reislerimiz var, ekonomik reislerimiz, hukuk uzmanlarımız, efendilerimiz, şeyhlerimiz, hocalarımız, hacılarımız var diyerek herkes başka başka yerlerde izzet ve şeref aramaya yöneliyorlardı. Halbuki Allah buyuruyor izzet ve şeref tümüyle Allah’a aittir, Allah’tadır. Evet izzet ve şeref Allah’a aittir. Kitabımızın başka bir âyetinden öğreniyoruz ki, izzet ve şeref peygamberdedir, izzet ve şeref mü'minlerdendir, ama münâfıklar böyle bilmezler. Peki bugün kimler izzet ve şerefli? Hoca olanlar, malı olanlar, serveti olanlar, arabasının modeli şöyle olanlar, omuzu kalabalık olanlar, evi eşyası şöyle şöyle olanlar, villası, köşkü, sarayı olanlar, makamı mevkisi olanlar. Rabbi-miz buyurur ki varsın münâfıklar böyle bilsinler peygamberim sen bil ki izzet ve şeref Allah’tadır, Allah’la beraber olandadır, peygamberle ilgi ve irtibat Kur’an’dadır. İzzet ve şeref Allah’ın kitabından haberdar olmadadır. İzzet ve şeref peygamberin sünnetinden haberdar olmadadır. İzzet ve şeref iman ehli olanlardadır. Evet müslüman şereflidir. Allah’a inanan, Allah’la beraber olan, peygambere inanan, peygamber safında olanlar azîzdir, üstündür, galiptir. İzzeti ve şerefi Allah’tan, Allah’a kulluktan, Allah’la beraber ol-aktan başka yerlerde arayanlar izzetsiz ve şerefsiz insanlardır. Malda, makamda, parada, arabada, ekonomik ve siyasal güce sahip olmakta izzet ve şeref görenler bunları kaybettikleri anda izzetsiz ve şerefsiz hale gelmişlerdir. Müslüman asla cahili değer yargılarına itibar etmez. Müslüman müslümanlıkla şeref kazanır. Müslüman Allah’a kulluğuyla izzet kazanır. Çünkü: