Yûnus Suresine Dön

Yûnusيونس

85. Ayet

85Yûnus Suresi

فَقَالُوا عَلَى اللّٰهِ تَوَكَّلْنَاۚ رَبَّنَا لَا تَجْعَلْنَا فِتْنَةً لِلْقَوْمِ الظَّالِم۪ينَۙ

(Bunun üzerine:) “Allah’a tevekkül ettik.” demişlerdi. “Rabbimiz! Bizi zalimler topluluğuna fitne kılma. (Bize üstün gelirlerse hak yolda olduklarını zannederler. Onlara fitne olmuş oluruz.)”

Tefsir

Besâirü'l-Kur'ân

85,86. “Allah'a güvendik; Ey Rabbimiz! Zâlim bir millet ile bizi sınama, rahmetinle bizi kâfirlerden kurtar” dediler.” Firavunun zulümlerine ve işkencelerine rağmen yine de iman edebilmeyi beceren o az sayıda mü’min diyor ki biz Allah’a güvenip dayandık. Biz Rabbimize tevekkül edip vekaletlerimizi Ona verdik. Çok kötü şartlar altında Rabbimizin bizden istediği bu imanımızı, bu teslimiyetimizi gerçekleştirirken başımıza gelecekler konusunda biz Rabbimizi vekil tayin ettik. Bundan sonra bizi neler bekliyorsa biz on-lardan Rabbimizin kucağına sığındık, Rabbimizin koruması altına gir-dik. Biz kendimizi Rabbimize teslim ettik. Öyleyse ey Rabbimiz, ey uğruna tüm başımıza gelecekleri sineye çektiğimiz, hatırına her türlü işkenceyi göze aldığımız Rabbimiz: Ey Rabbimiz, bizi zâlimler topluluğu için fitne kılma, bizi bu zâlimler topluluğunun elinde oyuncak yapma. Onlar bu kâfir ve zâlim halleriyle, sana kafa tutan bu durumlarıyla bizlere egemen olup, bazen öldürerek, bazen zindanlara atarak, bazen kadınlarımızın kızlarımızın ırzlarına tasallut ederek, bazen mallarımıza el koyarak, bazen eğitimlerimizi bozarak, bazen haremlerimizin başörtülerine el atarak onların elinde bizleri oyuncak kılarak bizi böyle ağır bir imtihana tâbi tutma ya Rabbi. Bizi dayanamayacağımız iptilâlara uğratma ya Rab-bi. Ya da bu kâfirleri, bu zâlimleri bize karşı galip bir konuma, üs-tün ve egemen bir konuma getirerek bizi onlar için onları da bizler için fitne konusu yapma ya Rabbi diyorlar. Bakın Mümtehine sûresinde de İbrahim (a.s)’ın hicreti esnasında aynen böyle dua ettiği anlatılır: “Rabbimiz! Bizi, inkâr edenlerle deneme; bizi bağışla, doğrusu Sen, güçlü olan, Hakîm olansın.” (Mümtehine 5) Ey Rabbimiz! Bizi kâfirler için fitne kılma! Bizi kâfirler için fitne sebebi kılma. Kâfirlerin sapmalarına, sapıklıklarına bizi sebep kılma ya Rabbi. Eğer kâfirler biz mü’minlere karşı galip gelirlerse, onlar kar-şısındaki savaşımızda biz mağlup pozisyonuna düşersek bu onların küfürlerine yol açabilir, küfürlerinde kemikleşip kendi hayatlarından emin bir duruma gelebilirler, kendilerini haklı ve hak yolda görebilirler. Biz haklı olduğumuz için bu mü’minlere galip geldik diyebilirler. Böylece onların küfürlerinde ısrarlarına biz sebep olabiliriz. Onun için on-ları galip bizi mağlup bir konuma getirerek onların küfürlerine bizi se-bep kılma ya Rabbi. Ayrıca tâbi böyle bir durumda dinlerinden habersiz yaşayan kimi zavallı mü’minler de kendilerini haksız görecek bir konuma gelebilirler. Kâfirler karşısında aşağılık psikozuna düşerek, onların haklılığını kabul ederek, onlara meylederek onların yollarına, onların anlayışlarına, onların kafa yapılarına uygun bir biçimde din üretmeye, din-lerini, inançlarını onlara doğru eğip bükmeye kalkışabilirler. Onlar karşısında ezilmişliği, yenilmişliği soluklayarak dinlerini onlarınkine uygun hale getirerek sürekli onlardan özür dileme aşağılığa düşebilirler. İşte İbrahim (a.s) böyle dua ediyordu, bu Müslümanlar böyle dua ediyorlardı Allah’a. Allah korusun da işte şu anda iliklerimize kadar bunu yaşıyoruz. İslâm ümmeti şu anda kâfirler karşısında bu yenilmişliği yaşamaktadır. Galip kâfir toplumları karşısında Müslümanlar bu duruma düşerlerken onlar da bizdeki bu zaafı gördükçe sürekli bizim dinimizi inceleyecekler ve onların bizim dinimizle alâkalı, bizim inanç sistemimizle alâkalı, bizim tarihimizle alâkalı dediklerinin tamamını kabul et-meye başlayacağız. İşte görüyoruz, Oryantalizm adı altında şu anda adamlar bizim dinimizi inceliyorlar. Dininiz şöyle olmalıdır, böyle olmalıdır, kitabınızın fonksiyonu şöyle olmalıdır, peygamberinizin dindeki yeri şudur, sünnet dininizde şu anlama gelmelidir diyorlar ve İslâm ümmeti içinde âlim görünen kimi zavallılar da mal bulmuş mağribi gibi onlardan gelenlere sahip çıkma ve topluma empoze etme kavgası vermektedir. Tabi bu kâfirler bizim içimizdeki bu piyonlarının bu tavırlarını gördükçe daha çok heveslenip bizim üzerimize gelmeye devam edecekler. Öyle değil mi? Meselâ bir Goldizer babasının hayrına mı araştırıyor hadisleri? Bir Kettani babasının hayrına mı araştırıyor İslâm tarihini? Ne dersiniz? Bu Goldizer peygamberi çok sevdiğinden, bizi çok sevdiğinden dolayı mı hadisle uğraşıyor? Kettani Müslümanlığından dolayı, Rasulullah efendimize olan sevgisinden dolayı mı İslâm tarihiyle ilgileniyor? Hayır hayır, İslâm’ı bozma konusunda, Müslümanların zihinlerini idlal noktasında bir mantık geliştirmek ve geliştirdikleri bu mantığı bu ümmet içindeki çömezlerine yetiştirip onlar vasıtasıyla bu ümmetin inancını bozmak için yapıyorlar bunları. Alçaklar şu anda İslâm’ı araştırma, İslâm’ın açıklarını bulma üniversiteleri kuruyorlar memleketlerinde ve harıl, harıl çalışıyorlar. Evet Hz. Musâ’ya ve onun getirdiği mesaja iman eden azınlık bir grup böylece Rab’lerine dua ettiler. Ve dediler ki: Ey Rabbimiz Rahmetinle, merhamet ve lütfunla bizi kâfirler topluluğundan da koruyup muhafaza buyur. Biz sana güvenip tevekkül ettik, sen bizi bu zâlimlerin şerlerinden rahmetinle muhafaza buyur dediler. Evet şimdi Rabbimiz vekaletlerini kendisine veren, kendisini vekil kabul edip işlerini, durumlarını kendisine havale eden kullarını nasıl koruduğunu anlatacak. Nasıl korumuş onları?