98. “Bir kasaba halkı inanmalı değil miydi ki, imanları kendilerine fayda versin! İşte Yunus’un milleti, inandığı zaman, dünya hayatında rezilliği gerektiren azabı onlardan kaldırdık ve onları bir süre daha bu dünyada geçindirdik.” Evet bir kasaba halkı, bir köy halkı, bir şehir, bir ülke insanları yaşadıkları küfür ve şirke dayalı bir hayatın sonunda Rab’lerinden kendilerine gelecek azabın ucu göründüğü zaman da bari Rab’lerine dönüp yalvarsalardı Rab’leri onları affedecek, mağfiret edecekti. Ama tarihte bu fırsatı değerlendirip Allah tarafından son anlarında affa mazhar olarak Yunus (a.s)’ın toplumundan başkası da olmamıştır. Yunus (a.s)’ın kavmi bu konuda apayrı bir kavim ve bu dönüşe en güzel bir örnektir. Allah’ın elçisi Hz. Yunus rivâyetlere göre Ninova’ya peygamber olarak gönderilir ve toplumunu Allah’tan aldığı görevle uyarır. Toplum onu dinlemez. Toplumunu Allah’tan kendilerine gelmekte olan bir azapla uyarır. Ama henüz azap gelmeden, Allah’tan kendisine hicret emri gelmeden toplumunu terk eder. Toplumun inkârcı tavırları karşısında, yola gelmeyişleri karşısında siliverir onları. Belki gülmüştü yüzlerine, belki acı bir tebessüm atmıştı, belki nefret etmişti ama acele etmişti. Kaçmıştı görevden. Halbuki bir peygamberin Allah’tan kendisine hicret emri gelmeden görev mahallini terk etmemesi gerekiyordu. Ölecekse orada ölmeliydi. Allah dilemedikçe orada da ölmeyecekti tabii. Dövecekler, sövecekler, hapse atacaklar ateşe atacaklar ama yine de gitmeyecekti oradan. Fakat gitti işte. Niye gitti? Öyle yapılınca başımıza nelerin geleceğini bize anlatma adına, gösterme adına, bize bir ders ver-me adına gitti. Bize bir misal olsun diye arz etti Allah. Kur’an’ın ifadesine göre koşarak gitmişti. Kölenin efendisinden kaçtığı gibi toplumundan kaçtı ve bir gemiye bindi. Yolda bir fır-tına sonucu alabora oldu ve gemide bir kura çekildi. Yunus (a.s) kendi suçluluğunun farkındaydı ya, belki bizzat kendisi bunu teklif eder ya da kura kendisine çıktığı için denize atılmayı rahat rahat kabul eder ve atılır. Sonra denizde bir balık tarafından yutulur. Sonra o balığın karnında hatasını anlayıp dua dua yalvararak Rabbinden affını diler. Sonra Allah onu affeder. Sonra Allah Onu seçer, seçilmişlerden kılar da tarihte helâkten dönen tek kavim olan kavme yine Onu peygamber olarak gönderir. Evet Yunus (a.s)ın toplumu peygamberleri Yunus (a.s) aralarından ayrılıp gidince onun vaadettiği azabın kendilerine doğru yaklaşmakta olduğunu görürler ve hemen hatalarını anlayıp akıllarını başlarına alırlar. Hemen tevbe edip Rab’lerine kulluğa dönerler. Böylece azabın yaklaşması anında gerçekleştirdikleri bu tevbeleriyle tüm insanlığa en büyük bir örnek oluştururlar. Evet kendilerine Allah’ın el-çisi tarafından verilen azap süresi dolunca tevbe ettiler, Rab’lerinden af dilediler de Allah da onları affetti ve üzerlerine gelmekte olan azabı kaldırdı Rabbimiz. Nihâyet Hz. Yunus Kavminin helâk olmadığını, tev-beleri sonucu Allah’ın onları affettiğini öğrenince tekrar onlara dönüp geldi de kavmi ona iman ettiler.