18. “Seher vakitlerinde bağışlanma dilerlerdi.” “Bir de seherlerde müstağfirîndi onlar.” Seherlerde istiğfar ederlerdi. Seher vakti gecenin son üçte biri, gecenin devrini tamamlayıp bitmeye başladığı dönemde, yani takriben saat 3-5 arası gecenin sükûnete erdiği dönemde, gecenin en sakin olduğu dönemde kalkıp Rabblerine istiğfar ederlerdi onlar. Kalkarlar, yanlarındaki ehillerini, yatak arkadaşlarını ve çocuklarını da uyandırıp Kur’an okur, namaz kılar ve Rabbleriyle buluşmaya çalışırlardı. Rabblerinin rahmetiyle tecelli ettiği o mübârek seherlerde sevgilileriyle beraber olmaya çalışırlardı. Rabblerinin büyüklüğünü, yüceliğini ve kendilerinin de küçüklüğünü, acizliğini anlayarak O’na istiğfarda bulunurlar, Allah karşısında eksikliklerini, kusurlarını anlayıp, “ya Rabbi biz sana senin istediğin kulluğu beceremedik,” derlerdi. Ya da, “ya Rabbi bize yüklenen emirler konusunda bir kusurumuz, bir eksiğimiz, bir yanlışımız olmuşsa, Rabbimiz olarak, sahibimiz olarak senin bizden istediklerini yerine getirirken bir ihmalimiz olmuşsa, emri verenin yüceliğine, azametine yakışmayan bir hareketimiz, bir zaafımız olmuşsa, Senden istiğfarda bulunup o kusurlarımızın affedilmesini, o eksiklerimizin örtülmesini diliyoruz.” Veya, “ya Rabbi, bizler gücümüz nispetinde sana kulluk yapmaya çalışıyoruz, ama sen bizim Rabbimiz olarak her şeyin en güzeline, en mükemmeline lâyık olduğun halde eğer bizim yaptıklarımız sana lâyık değilse kusurumuza bakmayıver! Eksiklerimizi, kusurlarımızı görmeyiver ya Rabbi! Yaptıklarımızı tam kabul ediver ya Rabbi!” derlerdi.