24. “Ey Muhammed! İbrahim’in ikram edilmiş konuklarının haberi sana geldi mi?” “Peygamberim, sana İbrahim’in ağırlanan misafirlerinin haberi geldi mi? Ey peygamber yolunun yolcusu Müslümanlar, size İbrahim’in misafirlerinin haberi geldi mi? Haberdar oldunuz mu? Gündeme aldınız mı İbrahim’in misafirlerini? İlgilendiniz mi bu haberle?” Genelde insanlar haber peşindedirler, haberleri kaçırmamaya çalışırlar. Günümüzde insanlar arasında çok kötü bir şekilde oluştu bu. Ama işin garibi şeytan vahiylerinin haberleriyle ilgilenen insanlar, zerre kadar Allah vahyiyle, Allah haberleriyle ilgilenmiyorlar. İsterseniz kendi kendimizi bir sorgulayalım. Zâriyât sûresinin şu haberleri bu güne kadar size hiç geldi mi? Eğer bizler Rabbimizin bu kitabını elimize almaz, Rabbimizin bu haberleriyle ilgilenmez ve şeytan vahiylerinin haber programlarından kendimizi alamazsak kesinlikle bilelim ki kıyamete kadar Allah’ın bu haberlerine ulaşamayacağız. Keşke insanlar kendilerine lazım olmayan haberler peşinde koşacaklarına ger-çekten kendilerine lazım olan haberlere yönelebilselerdi. Tamam, Al-lah insana beş duyu vermiştir, merak vermiştir. Haberdar olmak zorundadır insan. Ama bunları yönlendirecek, hayra kanalize edecek, kontrol edecek akıl da vermiştir Rabbimiz. Keşke insanlar hayvanlar gibi bunları kontrolsüz olarak kullanacaklarına insan gibi kullanmayı becerebilmiş olsalardı. Kur’an’ın dışındaki haberlere ne kadar zaman ayırırsanız ayırın, ama mutlaka Kur’an’a zaman ayırın! Beş saat televizyon okumak, üç saat gazete okumak, bir saat tabelâları, levhâlârı, dükkan reklamlarını okuyoruz da Allah için biraz da Kur’an levhâlârını, Kur’an tabelâlarını okumalı değil miyiz? Kur’an görüntüsünde, kitap ekranında Allah haberlerine bakabilmeyi becermeli değil miyiz? Bakın size bir haber: Şu anda Halilü’r-Rahmân kentindeyiz. Bir peygamber şehrinde, bir peygamber evinde, bir peygamber ocağındayız. Allah’ın kutlu bir peygamberinin, hem de bizim babamız olan bir peygamberin evine misafir olduk. İbrahim’in (a.s) haberini önce Cebrâil Rasulullah Efendimize okuyacak, sonra Rasulullah Efendimiz bize okuyacak, bize duyuracak, biz ondan dinleyeceğiz ve hemen arkasından duyduğumuz, öğrendiğimiz bu haberi süratlice kendi ailemize, kendi milletimize, kendi kavim ve kabilemize götüreceğiz. Onlara bu haberle gideceğiz. Tüm haber programlarının en başına yerleşecek ve asla dönemi bitmeyecek, asla önemi kaybolmayacak, hiç bir zaman ilgi alanlarımızdan düşmeyecek bir haber olacak. Neymiş haber? İbrahim’in misafirleri. Kendileri için Allah’ın şeref bahşettiği misafirler. İbrahim’in (a.s) ve hanımının kendilerini ağırlamak için hizmetlerine koştukları konuklar ki, bunlar Enbiyâ sûresinin beyanıyla Allah tarafından kendilerine ikram edilmiş, Allah’ın lütuf ve ihsanlarına mazhar kılınmış meleklerdir. Enbiyâ sûresinin 26. âyetinde “İbadün mükramun” olarak vasfedilir bu melekler.