10. “O, size yeri beşik kılmış ve orada, dosdoğru gidesiniz diye yollar var etmiştir.” Allah, yeryüzünü sizin yaşamanıza müsait hale getirmiş, yeryüzünü daha sizi yaratmadan önce sizin için hazırlamış ve sizin için rahat edebileceğiniz bir beşik, bir yatak kılmıştır. Yeryüzünde sizin için, her türlü ihtiyacı karşılamış, her türlü yaşam rahatlığını hazırlamıştır. Söyleyin bakalım, sizin şu anda Allah’a ortak kabul edip hayatınıza karışma yetkisi verdiğiniz, yasalarını uygulayıp arzularını gerçekleştirmeye çalıştığınız hangi tanrınız bunu becerebilmiştir? Bir gösterin bakalım bu sizin yapay tanrılarınız ve tanrıçalarınız bugüne kadar neyi yaratmıştır? Yaratamayan varlıklar, kendilerini bile yaratmaktan aciz olan, kendileri bile Allah’ın yaratmasına muhtaç olan varlıklar hiç İlâh olabilirler mi? Hayır hayır, yanılıyorsunuz, İlâh olan ancak yaratıcı olandır. Rabb olan, yasa belirleme hakkına sahip olan, yeryüzüne egemen olan, yaratıcı olandır. Yaratıcı olmayanların, yaratıcının mülkünde söz sahibi olmaları mümkün değildir. Hamde lâyık olan, tüm bunları yaratandır. Tüm bu semâvât ve arzdakileri yarattığı için Allah hamde lâyıktır. Gökleri, yeri ve insanı yarattığı için, göktekileri ve yerdekileri insanın hizmetine sunduğu için Allah hamd edilmeye lâyıktır. İşte böyle bir yaratıcı, İlâh olmaya lâyıktır. İşte böyle bir yaratıcı, kulluğa lâyık olandır. Yaratmayla ulûhiyet arasında böyle bir bağ kuruluyor ve sonra da deniliyor ki, onlar bütün bunları yaratanın Allah olduğunu bile bile yine de Allah’a denk İlâhlar bulmaya çalışıyorlar. Allah’tan başkalarını da hayatlarında söz sahibi kabul edip, onların sözlerini de dinlemeye, onların arzularını da gerçekleştirmeye, onların kanunlarını da uygulamaya çalışıyorlar. Halbuki İlâh olanın, Rabb olanın, kendisine kulluk edilmesi gereken varlığın yaratıcı olması gerekir. Hani, var mı Allah’tan başka böyle bir yaratıcı? Gökleri ve yeri yaratan başka birileri var mı? Varsa böyle birileri, tamam o zaman ona da kulluk yapalım. Meselâ gökten muhtaç olduğumuz bir damla su indirebilecek birileri varsa, ona da kulluk yapalım. Veya yeryüzünde bir tek ot bitirebilecek birileri biliyorsanız, tamam ona da kulluk hakkımız olabilir. Meselâ zamana beş dakikalığına söz geçiren birileri veya ölüme giderken ömrümüzü beş dakikalığına uzatabilecek birileri varsa, tamam ona da kulluk edelim. Ona da hamd edelim. Onun arzularını da yerine getirelim. Onun programını da öğelim, onun kitabını da öğrenelim, onun sistemini de uygulayalım. Var mı böyle birileri? Hayır hayır, bir şeyler yaratmak şöyle dursun, Allah’a denk tutulmaya çalışılan bu varlıkların hiç birisi kendilerini bile yaratmamıştır.