24. “Gönderilen uyarıcı, “Eğer size, babalarınızı üzerinde bulduğunuz dinden daha doğrusunu getirmiş isem de mi bana uymazsınız?” derdi. Onlar: “Doğrusu sizinle gönderilen şeyi inkâr ediyoruz,” derlerdi.” Diyorlar ki, “fark etmez ey peygamber! Sen ne dersen de, ne getirirsen getir, bizim ona ihtiyacımız yoktur!” Bu adamlar müstekbir-dirler, eyvallahsızdırlar. Peygamberin mesajını anlamaya, dinlemeye yanaşmıyorlar. Onlar peygamberin mesajının doğruluğunu, hak oluşunu anlayıp öğrenseler de, hak ehline karşı büyüklenmelerinden ötürü, tekebbürlerinden ötürü yine de onu kabule yanaşmayacaklardır. Rabbimiz, “öyleyse ey peygamberim, sen bu adamların bu tutumlarından ötürü sakın üzülme! Sen yoluna devam et! Siz ey peygamber yolunun yolcuları! Çevrenizde bu tür insanların olabileceğini unutmayın! Ümit inkisarına uğramadan görevinizi yapmaya devam edin!” buyuruyor.