30. “Gerçek kendilerine geldiği zaman, “Bu bir büyüdür. Doğrusu biz onu inkâr ediyoruz,” dediler.” Kendilerine reddedilemeyecek berraklıkta hak gelince, “bu bir sihirdir, bir büyüdür. Biz bunu inkâr ediyoruz,” dediler. Aslında inkârlarına bir haklılık kazandırabilmek için, sihir olduğunu söylüyorlar. Halbuki o anda çevrelerinde yığınlarla sihirbaz görüyorlardı. Şimdiye kadar acaba hangi sihirbaz o elçinin söylediklerini söyleyebilmişti? Hangi sihirbaz o peygamberin meydana getirdiği tesiri meydana getirmişti? Hangi sihirbazın sihri gönüllerde bu kadar yer etmişti? Hangi sihirbaz toplumda böylesine bir inkılabı gerçekleştirebilmişti? Onlar da bu-nun bir sihir olmadığını biliyorlardı, ama reddedişlerini haklı çıkarabilmek için öyle diyorlardı.