67. “O gün Allah’a karşı gelmekten sakınanlar dışında, dost olanlar birbirine düşman olurlar.” O gün aralarında su sızmayan, birbirlerini candan ciğerden seven nice dostlar ve ahbaplar birbirlerine düşman olacaklar. Dostlukları, arkadaşlıkları düşmanlığa dönüşecektir. Ancak dostlukları Allah, takva, Allah hatırına, Allah dininin ikâmesi adına olanlar müstesnadır. Allah rızasına mâtuf olmayan tüm dostluklar, tüm bağlar, tüm arkadaşlıklar o gün düşmanlığa ve pişmanlığa dönüşecektir. Dünyada para, menfaat, makam, protokol, statü ve ırkî özellikler için kurulan dostluklar, birliktelikler bitecektir. Bitmenin de ötesinde, düşmanlığa dönüşecektir. Önderler, önde gidenler, liderler ve kendilerine uyanlar birbirlerine diş bileyecek, aralarındaki tüm protokol bağları kopacaktır. Aslında bu dostların düşmanlıkları, dostluklarının kaynağından gelmektedir. Yâni onları dost kılan kaynaktan gelmektedir. Çünkü onların dünya hayatındaki dostlukları, birbirlerini günâha teşvik etmek içindi. Günâh konusunda birleşiyor ve birbirlerine yardımcı oluyorlardı. Böyle bir dostluğun orada devam etmesi mümkün değildir. Çünkü orada artık işledikleri bu günâhların neticesini ayan beyan görmüşlerdir. İşte bunun için birbirlerine düşman kesiliyorlar. “Sen yaptın! Sen ettin! Sen demiştin! Sen istemiştin! Sen yol göstermiştin! Sen zorlamıştın!” diyerek birbirlerine diş bileyecekler. Ama muttakîler, hayatlarını Allah’ın istediği gibi yaşayanların dostlukları böyle değildir. Onlar sevapta birleştikleri, birbirlerini hayra teşvik ettikleri için, onlar da yaptıklarının neticesinin ne kadar hayırlı olduğunu görünce birbirlerinden memnun olacak ve birbirlerini tebrik edecekler. Öyleyse arkadaşlarımıza ve arkadaşlıklarımıza dikkat edelim. Arkadaşlarımızın cehennemine sebep olmadığımız gibi, cehennemimize sebep olacak kimselerle de arkadaşlık yapmamaya çalışalım. Arkadaşlarımızın şeytanı olmadığımız gibi, şeytanları arkadaş tutmayalım inşallah. Bakın bu muttakîlere Allah ne buyuracak: