70. “Şöyle denir: “Siz ve eşleriniz, ağırlanmış olarak cennete giriniz.” “Sizler ve mü'min hanımlarınız, ya da siz ve mü'min kocalarınız girin cennete.” Ya da, “sizler ve mü'min dostlarınız, Müslüman arkadaşlarınız cennete girin,” denilecek. Ezvâc kelimesi, hanımlar, eşler anlamına gelebileceği gibi, aynı zamanda dostlar, arkadaşlar anlamına da gelmektedir. Yâni orada mü’minlerin dostları, arkadaşları da yanlarında olacaktır. Mü'minleri onlardan mahrum bırakmayacaktır Allah. Eşleriniz, dostlarınız, kadınlarınız, kocalarınız, arkadaşlarınız, birlikte hareket ettikleriniz, birlikte Allah’ın dinini yaşamaya çalıştıklarınız, birlikte Allah’ın dinini hakim kılma mücâdelesi verdiklerinizle cennete girin. Sizler orada ağırlanacaksınız. Sizin için orada büyük bir ağırlanma vardır. Orada Allah’ın sonsuz lütfuna ve ebedî ağırlamasına gidiyorsunuz. Orada mahrumiyet yoktur. "Tuhberûn", Allah’ın nîmetlerinin insanın yüzüne, içine, kalbine, benliğine sinmesi anlamına geliyor. Allah’ın nîmetlerinin eseri, insanın yüzünde, gözünde ve tüm benliğinde hissedilecektir. Sevinciniz yüzünüzde, gözünüzde, hâlinizde ve tavırlarınızda hissedilecektir. Süslenip ziynetlendirilecek, ikram olunacaksınız. Cennet sizinle özdeş olacak, içinize, dışınıza sinecek ve tüm zerrelerinizde etkisini gösterecektir. Allah’ın rahmeti sizi çepeçevre kuşatacak ve Allah’ın nîmetleriyle iç içe olduğunuzu her an hissedeceksiniz de, bütün bunların Rabbinizden geldiği şuuru içinde Rab-binize karşı sürekli bir hayranlık ve şükran duygusu içinde olacaksınız.