78. “Andolsun ki, size gerçeği getirdik; fakat çoğunuz gerçeği sevmiyorsunuz.” “Andolsun ki dünyadayken biz size hakkı getirmiştik. Size Allah’ın âyetleri gelmişti. Allah sizi bundan haberdar etmişti. Size Allah’ın elçileri, Allah’ın uyarıları gelmişti. Size kitap, peygamberler gelmişti. Siz haktan haberdar edilmiştiniz ama siz bu hakkı sevmiyordu-nuz. Allah’tan gelen hakka burun kıvırıyor, İslâm’ı beğenmiyordunuz. Siz Allah’ın istediği hayatı değil, keyfinize göre bir hayat yaşamayı yeğliyordunuz. Söyleyin bakalım, bizim dünyada sizden istediğimiz emirlerin hangisi bu hayatı yaşamaktan daha zordu da yapmayıp bu ateşe geldiniz? Sizden istediğimiz hangi emir irin içmek kadar tiksindiriciydi de, onları kerih görüp bu azabın içine geldiniz? Namaz kılmak bu ateşe sürülmekten daha mı zordu sizin için? Zekat vermek, şu anda içinde bulunduğunuz azaptan daha mı zordu? Tesettür, bu cehennemden daha mı zor geliyordu size? Halbuki sizler, dünyadayken bunları kerih görüyor, bunları zor kabul ediyordunuz. Allah’ın emirlerine burun kıvırıyordunuz. Haydi şimdi tadın bu dayanılmaz azabı da, hangisi daha kötüymüş, hangisi daha zormuş görün!”