83. “Bırak onları, kendilerine söz verilen güne kavuşana kadar, dalsınlar, oynasınlar.” Bırakıver peygamberim sen o kâfirleri, salıver o müşrikleri de dalsınlar, oyalansınlar. Daldıkları, gömüldükleri, kötülükler, isyanlar, iftiralar içinde bocalayıp dursunlar. Pislikler içinde bir hayat yaşasınlar, vakit geçirsinler. Allah oyuncak mı ki O’nu eğlenceye alıyorlar? Allah oyuncak mı ki O’nu eğlencelerine konu ediniyor, O’na kendi kafalarından bir kısım sıfatlar yükleyerek, olmadık şeyler söyleyerek, O’na oğullar, kızlar izâfe ederek, O’nun yetkilerini yerdeki bir kısım efendilere, tâğutlara devrederek O’nu keyiflerine, pisliklerine imkân tanıyacak hale getiriyorlar? Allah bu kadar aciz mi ki Allah hayata, hukuka karışmaz, kılık-kıyafete, kazanmaya, harcamaya, ekonomiye, sosyal ve siyasal yapılanmalarımıza karışmaz, biz hayatımızı kendimiz düzenleriz. Nasıl istersek öylece bir hayat yaşarız,” diyorlar. Ya da, “bizim hayatımıza karışacak, bizim hayatımızı düzenleyecek, sözünü dinleyeceğimiz, arzularını gerçekleştirip, yasalarını uygulayacağımız başka Rablerimiz, başka efendilerimiz vardır,” diyerek Allah’a iftira ederlerken, bu gücü, bu yetkiyi nereden alıyor bu adamlar? Halbuki: