19. “Ey Muhammed! Hakkında azap sözü gerçekleşmiş kimseyi, ateşte olanı sen mi kurtaracaksın?” Evet ey peygamberim, hakkında Allah’ın azap sözü hak olmuş, hakkında Allah’ın azap hükmü gerçekleşmiş bir kimseyi sen mi kurtaracaksın? Ateşin içinde olanı sen mi kurtaracaksın? Allah’ın azabı sadece bir tek kelimedir. Rabbimiz bir kimseye azap edeceğim dedi mi, artık iş bitmiştir. Birilerinin tasdik etmesi, çoğunluğun onaylaması, insanların “tamam uygundur,” demesi gerekmez. Allah’ın dediği dediktir. Allah söyledi mi artık o yasadır. Ey kullarım, eğer şöyle bir hayat yaşarsanız ben azap edeceğim buyurdu mu, artık iş bitmiştir; o azaptır, azap yasası onun için hak olmuştur. Artık böyle bir kimseyi Resul de (a.s) kurtaramaz. Çünkü artık dünya, hayat, imtihan, kıyamet, hesap kitap bitmiş ve dünyada yaptıklarının karşılığı olarak insanlardan kimileri cehenneme gitmiştir. Onları cehennemden kim kurtarabilir? Öyleyse ey insanlar, ey kendileri için mutmain olup, biz kesin cennetliğiz, cennete bizden başkası gitmeyecek diye güvenen zavallılar, gelin bencillikten uzak fedâkar bir hayatı yaşamaya çalışın. Gelin cennete gidiş konusunda bir gayretin içine girin. Değilse yarın hiç de beklemediğiniz bir şekilde kendinizi cehennemde bulursanız sizi oradan kurtaracak hiç bir yardımcı bulamayacaksınız. Ama şimdi burada kendinizi ve çevrenizi kurtarma imkânınız vardır. Gelin hem kendinizi, hem de ehlinizi kurtarmaya bakın diyor Rabbimiz. Değilse yarın değil başkalarının, peygamberin bile sizi kurtarma imkânı yoktur. Kendisini ateşe atanı, fıtratını öldüreni hiç kimse kurtaramayacak.