21. “Allah’ın gökten bir su indirip, onu yerdeki kaynaklara yerleştiren, sonra onunla çeşitli renklerde ekinler yetiştiren olduğunu görmez misin? Sonra onları kurutur ki sen de onları sapsarı görürsün sonrada çerçöpe çevirir. Şüphesiz bunlarda, akıl sahipleri için öğüt vardır.” Görmedin mi, bakmıyor musun, gözünü çevirsene! Allah gökyüzünden bir su indirdi de onunla yeryüzünde membalar, ırmaklar oluşturdu, su birikintileri meydana getirdi. Sonra onunla yeryüzünde muhtelif ekinler, muhtelif meyveler, sebzeler meydana getirdi. Kış günü ölü olan bir toprak, ölü olan bir arz, ölü olan bir dünya baharda yeni baştan diriliverdi. Hiç bakmaz mısınız? Hiç düşünmez misiniz? Nasıl oluyor bu iş? Ölü bir dünya birdenbire nasıl canlanıyor? Elbette gökleri ve yeri, göktekileri ve yerdekileri yoktan var eden Allah için bu çok kolaydır. Evet bu canlılıktan sonra ekinlerde bir heyecan, bir dalgalanma meydana geliyor. Sonra bir sararma, bir solma, sonra da kırıp ge-çiriyor Allah onları. O güzelim hayat, o yemyeşil hayat kurumaya, sol-maya başlıyor ve en sonunda Allah her şeyi mahvedip ölüme mahkum ediyor. Sonra görürsün ki onlar kupkuru birer çerçöp haline gelmiştir. İşte bunda akıl sahipleri için, akıllarını kullanan, üzerinde düşünüp kafa yoranlar için bir zikra, bir uyarı, bir ders, bir hatırlatma, bir gündem vardır diyor Rabbimiz. Nasıl? Eh biz de öyle değil miydik? Yoktuk, ölüydük de ölümden geldik. Bundan yüz yıl önce şuradakilerden kim vardı? Aynen bundan üç beş ay önce şu ağaçların, şu meyvelerin olmayıp ta şimdi şu anda karşımıza çıktıkları gibi. Aynen bizler de onlar gibi dünyaya geldik, Allah’ın lütuf ve nîmetleriyle adam olduk, olgunlaştık. Meyve olgunlaştığı zaman bitme zamanı da yaklaşmış demektir. Aynen bunun gibi olgunlaşan insanlar da bir gün düşüşe doğru gitmektedir. Gündönümleri gelmektedir. Bir de şöyle bir ders, bir gündem vardır bu hadisede. Bu ölen, bu yok olan bitkilerin, meyvelerin özü, tohumu bir yerlere gidiyor. Nereye gidiyor öz? İnsanların midelerine gidiyor öz. Ama sapları da çerçöp oluyor. Aynen bunun gibi Allah’ın vahyi iniyor yeryüzüne, bu vahiyle nasiplenenlerin, bu rahmetten istifâde edenlerin içinde, ruhunda dirilişler, hareketler, devinimler, dalgalanmalar, davranışlar, ameller meydana geliyor. Biz mü’minlerde meydana gelen bu diriliş insanlara faydalı oluyor. Sonra bir dalgalanma, bir sararma dönemi oluyor. Bir ihtiyarlama bir solma, sonra da toprağa gömülme dönemi geliyor. Gömülüp geldiğimiz toprağa dönüyoruz. Ama öz öbür tarafa gidiyor, ruh öbür tarafa gidiyor, amellerimiz öbür tarafa gidiyor. İşte bunda akıl sahipleri için böyle bir ibret vardır. Bir de bu olay bize ölümden sonraki tekrar dirilişi hatırlatıyor. İşte bizler de ölümlerimizden sonra aynen böylece diriltileceğiz.