31. “Ey İnsanlar! Sonra siz, kıyamet günü Rabbinizin huzurunda duruşmaya çıkacaksınız.” Kıyamet gününde Rabbinizin huzurunda, Rabbinizin Mahkeme-i Kübrâsında birbirinize hasım olacaksınız. Birbirinizin dâvâlısı, dâvâcısı olacaksınız. Rabbinizin âdil mahkemesinde muhakeme olacak ve birbirlerinizle çekişeceksiniz. Sen şöyle demiştin, ben böyle yapmıştım, sen şöyle yapmıştın, beni sen saptırmıştım, beni sen yoldan çıkarmıştın, keşke seni dinlemeseydim, keşke sana destek olmasaydım vs. vs… Bu tartışma Rabbimizin büyük mahkemesinde Rabbimiz huzurunda olacaktır. Herkes birbirini suçlayacak, birbirine saldıracak, birbirini kötüleyecek. Ama Rabbimiz insanlar arasında adaletle hükmünü verecek, çünkü Melik Allah’tır. Öyleyse ey insanlar, gelin o Muhakeme-i Kübra’da, âdil olan Rabbimizin âdil mahkemesinde yarın bu kitabın hükümlerine, bu kitabın yasalarına göre birbirimize karşı dâvâlı ve dâvâcı olacağımızı ve bu kitabın âyetlerine göre hakkımızda hüküm verileceğini unutmadan bugün bu kitaba göre bir hayat yaşamaya bakalım. Eğer bugün bu kitabın istediği bir hayatı yaşayabilir, birbirimize karşı görevlerimizi, ilişkilerimizi bu kitabın istediği şekilde gerçekleştirebilirsek, yarın o büyük mahkemede yüzü ak olarak çıkabileceğiz demektir. Çünkü O mahkemede haktan, adaletten başka bir şey yoktur. Meselâ bu dünyada Yahudi’si de Hıristiyan’ı da bir Müslümanla olan dâvâsını Rasulullah Efendimizin mahkemesinde halletmek ister. Kesinlikle bilirler ki, Rasulullah Efendimizin mahkemesinde adalet vardır. O sadece adaletle hüküm verecektir. Ama münâfıklar, kalplerinde yamukluk bulunanlar ise adaleti gerçekleştirecek peygamberin mahkemesine değil de parayla pulla satın alabilecekleri kimselerin mahkemelerine gitmektedirler. İşte kıyamet gününün mahkemesinin sahibi, Mâliki Allah’tır. Öyleyse yarın kimin mahkemesine çıkacak, kimin huzurunda muhakeme olacak, kimin yargısına boyun bükmek zorunda kalacaksak, burada ona göre hareket etmek zorundayız. Yarın hüküm verecek Rabbimize kul-köle olmak zorundayız. Yaşadığımız hayatta sadece O’na karşı sorumlu olmalı, başka hiç kimsenin üzerimizde hak sahibi olmasına razı olmamak zorundayız.