37. “Allah’ın doğru yola eriştirdiğini de saptıracak yoktur. Allah, güçlü olan, öç alabilen değil midir?” Allah kime bilgisini ulaştırarak hidâyet etmişse artık onu saptıracak yoktur. Allah’ı tanımış, Allah’ın hidâyetini bilmiş bir mü’mini yolundan kim saptırabilir? Bakın peygamberiniz, önderiniz sadece Allah’tan korkup başka hiçbir şeyden korkmadığı için döneminin müşriklerinin tehditlerinin hiçbirisi onu saptıramamıştır. Çünkü onun koruyucusu Allah’tı. Hâfızı Allah’tı. Şimdi söyleyin Allah aşkına, koruyucu Allah, hadîsi Allah olan bir mü’mini hangi saptırıcı saptırabilir? Allah Azîz ve intikam sahibi değil mi? Allah’ın koruduğuna kim zarar verebilir? Unutmayalım ki şu anda yeryüzünde sapanlarıyla, sapıtanlarıyla, mü’minleriyle, kâfir ve müşrikleriyle, sadece Allah’a inanıp, sadece O’na güvenip, sadece O’ndan korkanlarıyla, Allah’tan başkalarından korkan ve korkutanlarıyla bir savaş devam etmektedir. Biraz daha kısa söyleyecek olursak, kâfirlerin her cinsiyle Allah arasında bir savaş cereyan etmektedir. Kesinlikle bilelim ve inanalım ki, kâfirlerle Allah ordusu, Allah taraftarları arasında süren bu savaşı Allah taraftarları kazanacaktır. Çünkü gerek burada, gerekse kitabımızın başka yerlerinde görüyoruz ki Allah Azîzdir, Allah düşmanlarına karşı intikam sahibidir. Allah kitabında bir yasa olarak şunu yazmıştır: “Ben ve elçilerim mutlak sûrette galip geleceğiz.” Dünyada Allah dostları Kâfirlere karşı mutlak galip geleceklerdir. Âhirette bu kâfirlerin zaten savaşacak bir güçleri olmayacaktır. Ama bu dünyada şuursuzca Allah’a silâh çekiyorlar. Allah’a ve O’nun ordularına akılsızca kafa tutuyorlar. Lâkin bu yaptıklarının karşılığı olarak yakında nasıl bir yenilgiyle yenileceklerini göreceğiz. Bu yenilgileri dünyayla sınırlı kalmayacak, önceki âyetlerde ifade edildiği gibi alçaklar ateşe yuvarlanacaklar ve yüzleriyle Allah’ın ateşinden korunmaya çalışacaklar. Dünyada kendilerine itaat edenler yarın onların azaplarının kat kat artırılmasını isteyecekler. İşte bu ve benzeri âyetleri duyan, bunları onlara duyuracak mü’minler çıkarsa kâfirler Müslümanlar karşısında daima yenik olduklarını, daima hezimete mahkum olduklarını soluklayacaklardır bu dünyada. Çünkü Azîz olan, mutlak galip olan ve kendisiyle savaşa tutuşanlardan mutlak intikam alacak olan Allah ve O’nun ordularıdır.