61. “Allah, sakınanları başarılarından ötürü kurtarır. Onlara hiçbir kötülük gelmez; onlar üzülmezler.” Başarılarından ötürü muttakîlere, Allah necat verecek, kurtuluş verecek. Anlıyoruz ki kurtuluşu, necatı, başarıyı verecek olan Allah’tır. İnsanlar Rabblerinin kendileri için açtığı rahmet kapılarından geçecekler, necat kapılarından necatı bekleyecekler, kurtuluşu isteyecekler, Allah’ın koruması altına girecekler, Allah için bir hayat yaşamanın kavgasını verecekler, muttakî olacaklar. Demek ki böyle bir necata ulaşmanın yolu takvâdan, hayatı Allah için yaşamaktan geçmektedir. Kurtuluşa ermek isteyen kişinin Allah’a karşı, Allah’ın istediği bir tavır sergilemesi, Allah’ın istediği bir kulluk hayatını yaşaması, Allah’ın emirlerine teslim olması ve yasaklarından da uzak durması gerekir. Kendi geçişleriyle, kendi hayatlarıyla kurtaracaktır Allah onları. Kendi yaptıklarıyla başarıya ulaştıracaktır Rabbimiz onları. Yâni mü’-min böyle bir geçişi gösterecektir. Adım atacaktır, yürüyecektir, o yola girecek, iradesini kullanacaktır. Meselâ Musâ (a.s) için düşünecek o-lursak, Rabbimiz denizi yaracak ve onu kurtaracaktır. Ama Musâ’dan (a.s) şunu isteyecektir Rabbimiz: “Ey Musâ, asanla denize vur. Aslında elindeki asayla vurmakla asla deniz yarılmaz. Allah’ın Sünnetinde, Allah’ın yasalarında bu böyle değildir. Ama Rabbimiz ondan böyle bir tavır, böyle bir kulluk istiyor. Yapacağı böyle bir itaatin, böyle bir emre bağlılığın sonucunda Rabbimiz ona, onlara necatı sağlayıveriyor, kurtuluşu yaratıveriyor. Aynen bunun gibi, Rabbimiz Rasulullah Efendimizi koruyacak, kurtaracaktır ama ondan bir hareket istiyor. Eline bir avuç toprak alıp onu düşmanlarının üzerine atmasını istiyor. Öyleyse kul olarak geçişimizi yapmak zorundayız. Kul olarak Rabbimizin önünde eğilecek veya yarım hurma vererek bir adım atacak, bir tavır sergileyeceğiz. Rabbimiz de bizim için bizim necatımızı yaratacak, kurtuluşumuzu sağlayacaktır. Onlara hiç bir kötülük dokunmayacak ve onlar asla mahzun da olmayacaklardır. Dünyada, yaşadıkları hayatta, düşmanlarıyla karşılaştıkları savaşta, kabirde, mahşer yerinde, sıratın üzerinde tüm sıkıntılardan, tüm kötülüklerden koruyacaktır Rabbimiz onları. Dünyada hasta olacaklar, terleyecekler, yaralanacaklar, kanları akacak, ölecekler, öldürülecekler, sıkıntıya düşecekler... Çünkü bunlar Allah yolun-da yürüyen mü’minler için asla kötülük değildir. Allah yolunun yolcuları için bunlar iyiliktir, bunlar mü’min için hayırdır. Çünkü bunlar onu cennete kazandıracak şeylerdir. Mahzun da olmayacaklar onlar. Bir ömür boyu kazanmak için çırpındıkları cenneti kaybetme mahzuniyeti tatmayacaklar onlar.