68. “Sûra üflenince, Allah’ın dilediği bir yana, göklerde olanlar, yerde olanlar hepsi düşüp ölür. Sonra Sûr’a bir daha üflenince hemen ayağa kalkıp bakışır dururlar.” Sûra üfürülünce göklerde ve yerde kim varsa, ne varsa Allah’ın diledikleri müstesna hepsi sâikaya uğrayıp ölmüşlerdir. Kitabımızın bize haber verdiğine göre üç nefha, üç sûr biliyoruz. Birincisi “Nefha-i Fezâ”dır. Korku nefhası, korkudan insanların yüreklerinin hoplayacağı ve herkesin donup kalacağı nefhadır. Birinci sûr üfürülünce her şey ve herkes korkudan donup kalacak. Hattâ Rasulullah Efendimizin beyanıyla ekmeği ağzına götürürken adam eli ağzına yakın mesafede donup kalacaktır. Veya konuşurken ağzı açık kalıverecek. Birinci surla her şey donakalacak ve sonra arkasından ikinci sûr üfürülecek. Sonra ikinci bir sûr daha üfürülecek ki, bunun adı da “Nefha-i sa’ika” dır. Bununla da her şey ve herkes ölecektir. Sonra üçüncü bir sûr daha üfürülecek ki, bunun adı da “Nef-ha-i kıyam li Rabbil âlemin”dir. Yâni kıyamet günü hesap kitap için tüm insanların dirilip, kabirlerinden kalkıp Rabbleri huzurunda toplanacakları nefhadır. İşte burada anlatılan ikinci sûr, yâni insanların, canlıların ölecekleri ancak Allah’ın dilediklerinin müstesna edildiği sûrdur. Âyetten anlıyoruz ki bu ölüm işinden istisnâ edilenler yâni ölmeyecek olanlar da olacakmış. Yâni kıyametin dışında kalan da varmış. Elbette eğer kıyamet insan için idiyse, yâni kıyamet bu âlem için idiyse, bu da mümkündür. Meselâ arşı taşıyan meleklerin ölmeyeceklerine dair bu mânâda rivâyetler vardır.