69. “Yeryüzü Rabbinin nûruyla aydınlanır, kitap açılır, peygamber ve şahitler getirilir ve onlara haksızlık yapılmadan, aralarında adaletle hüküm verilir.” Bu anlatılanların hepsi de kıyamet günü hesap kitap için bir hazırlıktır. Artık dünya bitmiş, hayat bitmiş, imtihan bitmiş ve imtihan sonuçlarının ilân edilmesi, imtihan sonuçlarına göre yerleşim merkezlerinin tespit edilmesi safhasına geçilmiştir. Âyetin beyanına göre cennet özel bir aydınlatmayla, Rabbimizin nûruyla aydınlanacak. Yâni anlıyoruz ki orada artık aydınlanmak için güneşe de gerek kalmayacaktır. Artık orada, cennette ne ay, ne de güneş var olacak. Cennetlik mü’minler devamlı bir aydınlıkta olacaklar, ama ne gündüz güneş, ne de gece ay olmayacak orada. Gerçekten müthiş bir manzara. Devamlı bir aydınlık, rahatsız etmeyen, eziyet vermeyen bir aydınlık olacak. Yâni ne biten bir gündüz, ne başlayan bir gece olmayacak, işte öyle bir aydınlık olacak orada. Orada dünya hayatı olmayacak da diyebiliriz. Şu dünyadaki biçim, dünyadaki tip bir hayat da olmayacak. Bunun için de kitap ortaya konulmuş, kitap açılmıştır. Ya insanların dünyada işledikleri amellerini ihtiva eden amel defterleri açılmıştır, ya da tüm amelleri değerlendirme kitabı olan Kur’an kıstas olarak, mihenk olarak, mizan olarak açılmıştır. Peygamberler ve şahitler de getirilecek. Hesabın sahibi Allah’tır, hüküm sahibi ve Mâliki Allah’tır. Allah hakla, yâni adaletle, yâni kitapla, kitabın hükümleriyle hüküm verecektir. Çünkü Rabbimiz kitabını göndererek dünyada kullarına hak bilgisini sunmuş, kullarını bu hak bilgisinden haberdar etmişti. İşte Rabbimiz kullarını dünyada kendilerine gönderdiği bu hak kitabın hak bilgileriyle, hak hükümleriyle yargılayacaktır. Onun içindir ki hiç kimseye zerre kadar zulmedilmeyecek, herkes hakkettiği yere gönderilecektir.