71. “İnkâr edenler, bölük bölük cehenneme sürülür. Oraya vardıklarında kapıları açılır; bekçileri onlara: “Size içinizden Rabbinizin âyetlerini okuyan ve bugüne kavuşacağınızı ihtar eden peygamberler gelmedi mi” derler. “Evet geldi” derler. Lâkin azap sözü inkârcıların aleyhine gerçekleşir.” Kâfirler, örtenler, örtbas edenler, Allah’ı örtenler, Allah’ın âyetlerini örtenler, hidâyeti örtenler, imanı, fıtratlarını örtenler, zümre zümre, grup grup, bölük bölük cehenneme sürülür. Oraya vardıklarında cehennemin kapıları açılır. Cehennemin kapıları şehirler, ülkeler arası kadar büyüktür. Açılan bu kapılardan girmek istemeyecek kâfirler. Ama istememek ne ifade eder? İstemeseler de zorla hayvanlar gibi sürülecekler oraya. Kendilerine denilecek ki: Size sizlerden, içinizden, sizin cinsinizden elçiler gelmedi mi? Size Allah’ın âyetlerini okuyan, Allah’ın âyetlerini duyuran, Allah’ın âyetlerini izleyen, izlettiren peygamberler gelmedi mi? Sizi Allah âyetleriyle uyaranlar gelmedi mi? Karşı karşıya geleceğiniz bu günle sizi uyaranlar gelmedi mi? Size kıyameti, kıyametin hesabını, kitabını duyuranlar, cenneti ve cehennemi anlatanlar gelmedi mi? Diyecekler ki: Evet elçiler geldi. Bize hakkı anlatanlar, bize bugünü duyuranlar geldi. Lâkin azap kelimesi kâfirlere hak olmuştur. Kâfirlere azap doğru olmuştur, realite olmuştur. Azap yasası onlara hak olmuştur, hakketmişlerdir onlar azabı. Allah bu kitabında onlar için ne buyurmuşsa, o hak bir yasa olmuştur. Öyle demişti bu kitabında değil mi Rabbimiz? Azap yasasını öyle belirlemişti değil mi dünyada? Şöyle bir hayat yaşarsanız sonunda azaba gidersiniz, şöyle bir hayat yaşarsanız da cennete gidersiniz, demişti. İşte bu yasa kâfirler için gerçekleşmiş oluyor. Onlara şöyle denilecek: