73. “Rabblerine karşı gelmekten sakınanlar, bölük bölük cennete götürülürler. Oraya varıp da kapıları açıldığında, bekçileri onlara: “Selâm size, hoş geldiniz! Temelli olarak buraya girin” derler.” Rabblerine karşı muttakî davrananlar, hayatlarını Allah için ya-şayanlar, Rabblerini hesaba katarak, Rabblerinin emirlerini yerine ge-tirerek bir hayat yaşayan mü’minler de bölük bölük cennete sevk edilecekler. Kâfirler de, mü’minler de grup grup lâyık oldukları yere sevk edileceklerdir. Tabii bu gruplandırmalar imanlarına, iman derecelerine, amel derecelerine göre yapılacaktır. Kâfirler, küfürleri ve zulümleri itibariyle birbirlerinden farklı oldukları gibi, Müslümanlar da farklıdırlar. Yalnız cennete giren gruplardan her biri aynı zamanda kendilerini diğer grupların içinde hissedecektir. Tıpkı ayrı ayrı gitmiş olsalar da, bir düğün alayı içinde düğüne gidenlerin aynı düğüne gitmeleri gibi. Mü’minler de grup grup cennete sevk edilirler ve nihâyet oraya geldikleri zaman hemen kapılar açılmayacak. Tıpkı gerdeğe girecek bir gelinin veya damadın gerdeğe girmeden önceki bekleyişi gibi veya oruç tutan bir Müslümanın iftar vakti yaklaşıp ta sofranın başında kısa bir süre beklemesi gibi sevinç içinde kısa bir bekleme anı, heyecandan âdeta kalpleri duracak gibi bir coşku. Bu sevinci, bu heyecanı iliklerine kadar hissetmeleri için, bunu tattırmak için Rabbimiz hemen açmıyor kapıları da, bir müddet sonra açıveriyor. Bunu fütuhatın başındaki “vav” ifade ediyor. Sonra kapılar açılıyor ve cennetin bekçileri, hizmetçileri onlara diyorlar ki: “Size selâm olsun. Allah’ın selâmı, selâmetliği, esenliği si-zin üzerinize olsun. Ebedî selâmet yurdu olan cennet sizin olsun. Tehlikelerden kurtuluş, cehennemden, azaptan, gazaptan salim olmak sizin olsun. Hoş geldiniz, hoş oldunuz, hoş bir hayat yaşadınız, hoş bir hayat buldunuz, Rabbinizin hoşnutluğunu kazandınız ve işte buyurun Rabbinizin de sizi hoşnut edeceği bir hayatta, bir cennette ebedîyen kalmak üzere girin oraya.” Bunu duyan, bu manzarayı gören mü’minler de diyecekler ki: