Tevhid MealiTevhid Meali

Tevhid Meali

Ana SayfaSurelerFihristTefsirKur'an DinleYer İmleriNotlar
Giriş Yap
Tevhid MealiTevhid Meali

Tevhid Meali ile Kur'ân'ı Oku, Anla ve Yaşa.

Bizi Takip Edin

Sayfalar

  • Ana Sayfa
  • Sureler
  • Kur'an Dinle
  • Tefsir Kitapları
  • Fihrist
  • Arama

Hesap

  • Giriş Yap
  • Kayıt Ol
  • Profilim
  • Yer İmleri
  • Notlarım

Hakkında

  • Hakkımızda
  • Meal Hakkında
  • Takrizler
  • Nasıl Kullanılır
  • Sık Sorulan Sorular
  • Geri Bildirim
  • İletişim
  • Gizlilik Politikası

Kitap

  • PDF İndir
  • Sipariş Ver

Mobil Uygulama

Google Play'denİndir
App Store'danİndir
Mobil uygulama hakkında daha fazla →

© Tevhid Meali. Tüm hakları saklıdır.

Gizlilik•Kullanım Şartları•İletişim
Ahzâb 14
Ahzâb 16
Ahzâb Suresine Dön

Ahzâb الأحزاب

15. Ayet
15Ahzâb
وَلَقَدْ كَانُوا عَاهَدُوا اللّٰهَ مِنْ قَبْلُ لَا يُوَلُّونَ الْاَدْبَارَۜ وَكَانَ عَهْدُ اللّٰهِ مَسْؤُ۫لًا
Andolsun ki bundan önce, dönüp kaçmayacaklarına dair Allah’a söz vermişlerdi. Allah’a verilen söz (mutlaka) sorulur.

Tefsir

Tefhîmü'l-Kur'ân

15- Oysa andolsun onlar, daha önce 'arkalarını dönüp-kaçmayacaklarına' dair Allah'a söz vermişlerdi; Allah'a verilen söz (ahid) ise, (ağır bir) sorumluluktur.(27) AÇIKLAMA 21. "Mü'minler": Hz. Muhammed'i (s.a) Allah'ın Rasûlü olarak kabul edenler ve gerçek mümin olsun, münafık olsun onun ashabı arasına katılanların tümü. Bu paragrafta Allah Müslüman toplumundan bir bütün olarak söz etmektedir. Bunu takip eden üç paragrafta münafıkların tavırları konusunda yorum yapılmakta, ondan sonraki iki paragrafta ise Hz. Peygamber (s.a.) ve gerçek müminlerle ilgili konulara değinilmektedir. 22. Yani "Müminlerin, sonunda Allah'ın yardım ve desteğine mazhar olacaklarına ve onlara zafer kazanmaları için yardım edileceğine dair verilen va'd." 23. Bu cümlenin iki anlamı vardır: "Zahiri anlamı şöyledir: Onların Hendek'te müşriklere karşı durma şansları yoktur, bu nedenle şehre geri dönmelidirler. Gizli anlam ise: Onların artık İslâm'da kalma şansları yoktur, bu nedenle atalarının dinine dönmelidirler ki, bütün Arabistan'ın düşmanlığını kazanarak içine girdikleri tehlikeli durumdan kurtulabilsinler. Münafıklar böyle kaypak sözler söylüyorlardı ki, karşılarındaki kişi gerçek gizli anlamı anlasın, sözleri nedeniyle sorguya çekildiklerinde ise bunu kastetmediklerini, yanlış anlaşıldıklarını iddia edebilsinler. 24. Yani, "Beni Kurayza kabilesi de düşmanlara katılınca, münafıklar savaştan çekilmek için bir bahane bulmuş oldular ve Hz. Peygamber'den (s.a) tehlike halinde olan ailelerini korumak için savaştan ayrılıp geri gitme izni istemeye başladılar. Oysa o sırada Medine'deki bütün halkın korunma ve savunmasından bizzat Hz. Peygamber (s.a) sorumlu idi. Beni Kurayza'nın ihanetinden sonra Hz. Peygamber (s.a) , fert fert ordudaki askerlerin değil bütün şehrin ve halkın korunmasını hedef alan planlar yapmak zorunda kaldı." 25. Yani, "Hz. Peygamber (s.a) , İslâm Kuvvetlerinin Kumandanı olarak yaptığı genel savunma planında bu tehlikeye karşı da bazı önlemler almıştı. O halde bu insanların böyle özür öne sürebilecekleri acil bir tehlike durumu mevcut değildir." 26. "Kendilerinden fitne çıkarmaları istenseydi": Kafirler, şehre galip olarak girip, onlardan, Müslümanları tamamen ortadan kaldırmak için kendileriyle işbirliği yapmalarını isteselerdi. 27. Yani, "Onlar Uhud Savaşı'nda gösterdikleri zayıflıktan pişman olmuşlar ve bundan sonra karşılaşacakları ilk imtihanda bu zayıflığı tamir edeceklerine dair Allah'a söz vermişlerdi. Fakat Allah boş sözlerle kandırılamaz. O, kendisine söz verenlerin samimi olup olmadıklarını ortaya çıkarmak için, onları şu veya bu şekilde denemeden geçirir. İşte bu sebeple, Uhud Savaşı'ndan sadece iki yıl sonra, onları daha büyük bir tehlike ile karşı karşıya getirmiş ve verdikleri sözde ne kadar samimi olduklarını ortaya çıkarmıştır.
Önceki AyetAhzâb 14
Sonraki AyetAhzâb 16
Önceki sayfaya gitmek için sağa kaydırın: Ahzâb 14Sonraki sayfaya gitmek için sola kaydırın: Ahzâb 16