Ankebût العنكبوت
37. Ayet
فَكَذَّبُوهُ فَاَخَذَتْهُمُ الرَّجْفَةُ فَاَصْبَحُوا ف۪ي دَارِهِمْ جَاثِم۪ينَۘ
Onu yalanladılar. (Bunun üzerine) onları korkunç bir sarsıntı tuttu ve öz yurtlarında dizleri üstüne çöküp kaldılar.
Tefsir
Tefhîmü'l-Kur'ân
37- Ancak onu yalanladılar,(63) bunun üzerine onları amansız bir sarsıntı yakalayıverdi, böylelikle kendi yurtlarında diz üstü çökmüş olarak sabahladılar.(64) AÇIKLAMA 61. Karşılaştırma için bkz. A'raf: 85-93, Hûd: 84-96, Şuara: 177-191. 62. Bu, iki anlama gelebilir: 1) "Ahiret gününü bekleyin ve bu dünya hayatınızdan başka, amellerinizden hesap vereceğiniz ve ona göre cezalandırılıp mükâfatlandırılacağınız bir ahiret günü olmadığını sanmayın." 2) "Ahirette iyi bir akibete kavuşmak için salih bir şekilde çaba sarfedin." 63. Yani, "Onlar, Şuayb'ın (a.s) gerçekten Allah'ın Rasûlü olduğuna, tebliğ ettiği şeylerin Allah'tan geldiğine ve onu reddederlerse Allah tarafından gönderilecek bir azaba düçar olacaklarına inanmıyorlardı." 64. "Yurtları": Bu topluluğun yaşadığı tüm topraklar.