Tevhid MealiTevhid Meali

Tevhid Meali

Ana SayfaSurelerFihristTefsirKur'an DinleYer İmleriNotlar
Giriş Yap
Tevhid MealiTevhid Meali

Tevhid Meali ile Kur'ân'ı Oku, Anla ve Yaşa.

Bizi Takip Edin

Sayfalar

  • Ana Sayfa
  • Sureler
  • Kur'an Dinle
  • Tefsir Kitapları
  • Fihrist
  • Arama

Hesap

  • Giriş Yap
  • Kayıt Ol
  • Profilim
  • Yer İmleri
  • Notlarım

Hakkında

  • Hakkımızda
  • Meal Hakkında
  • Takrizler
  • Nasıl Kullanılır
  • Sık Sorulan Sorular
  • Geri Bildirim
  • İletişim
  • Gizlilik Politikası

Kitap

  • PDF İndir
  • Sipariş Ver

Mobil Uygulama

Google Play'denİndir
App Store'danİndir
Mobil uygulama hakkında daha fazla →

© Tevhid Meali. Tüm hakları saklıdır.

Gizlilik•Kullanım Şartları•İletişim
A'râf 148
A'râf 150
A'râf Suresine Dön

A'râf الأعراف

149. Ayet
149A'râf
وَلَمَّا سُقِطَ ف۪ٓي اَيْد۪يهِمْ وَرَاَوْا اَنَّهُمْ قَدْ ضَلُّواۙ قَالُوا لَئِنْ لَمْ يَرْحَمْنَا رَبُّنَا وَيَغْفِرْ لَنَا لَنَكُونَنَّ مِنَ الْخَاسِر۪ينَ
(Başlarını ellerinin arasına alıp) yaptıklarına pişman oldukları ve kesinlikle saptıklarını anladıkları vakit demişlerdi ki: “Şayet Rabbimiz bize merhamet edip bizi bağışlamazsa elbette hüsrana uğrayanlardan oluruz.”

Tefsir

Tefhîmü'l-Kur'ân

149- Ne zaman ki (yaptıklarından dolayı pişmanlık duyup, başları) elleri arasında düşürüldü ve kendilerinin de gerçekten şaşırıp-saptıklarını görünce: "Eğer Rabbimiz bize merhamet etmez ve bizi bağışlamazsa kesin olarak hüsrana uğrayanlardan olacağız" dediler. AÇIKLAMA 105. "... Onun amelleri boşa çıkmıştır...", hiçbir faydalı netice vermemiş ve kıymetsiz, değersiz olmuşlardır. Zira bunlar insanın amellerini anlamlı kılan, iki temel şartı taşımamaktadırlar. Birincisi, bu amellerin ifa gayesinin sadece bu dünyada değil ahirette de kurtuluşa ermeyi hedeflemesi şartıdır. Herhangi bir amelin yapılmasında bu iki şart yerine getirilmezse, o iş boşa çıkacak demektir. İlâhî hidayet'e karşı çıkarak veya buna aldırış etmeksizin yapılan herhangi bir amelin, Allah'ın herhangi bir mükâfatına lâyık olmayacağı açıktır. Böyle kimselerin durumu, mal sahibinin arzusunun hilâfına onun arazisinden zorla gasp ederek faydalanan zorba kimsenin haline benzer. Bu kimseye, böyle haksız kazanç ve gasbdan dolayı ancak şiddetli bir ceza müstahaktır. Arazinin gerçek sahibi onun bu küstahlığına göz yumduğu sürece ondan faydalanabileceğini bilmesine rağmen, o zalim, bir gün zorla elinden bunun gideceğini de bilir. Gerçek sahibi, toprağını gasbedenden geri alınca, artık elde edilen mahsulden o zorbanın pay alması için bir neden kalmamıştır. (Zaten kendisi de bunu bilmektedir) . 106. Hz. Musa (a.s) Allah'tan talimat almak üzere kırk günlüğüne Tur-i Sina'ya çıktığı zaman, kavmi konakladığı er-Raha ovasında, O'nun yokluğundan istifade ederek bir heykel yaptılar. 107. Buzağıya tapınma, Mısır'da bulundukları süre içinde İsrailoğulları'nda vukubulan ikinci bir değişikliktir. Kur'an-ı Kerim: "... Onlar (İsrailoğulları) inkâra o derece meyilli idiler ki, kalblerinde buzağıya ta'zim taşıyorlardı" diyerek Beni İsrail'in, Mısırlıların buzağıya tapıcılığından etkilenmiş olduğunu söyler. Gerçekten ne ilginç bir durumdur ki, Mısır'dan, mucizevî kaçışlarının üzerinden daha üç ay bile geçmeden, İsrailoğulları, peygamberlerinden kendileri için yapay bir tanrı yapmasını istemiş ve Hz. Musa (a.s) Sina'ya çıkmak üzere onları terk eder etmez de hemen kendi kendilerine sahte bir tanrı uydurmuşlardı. Esaretten henüz daha yeni kurtulduklarını ve Kızıldeniz'i sağ salim geçerlerken, Firavun ve ordusunun nasıl Allah'ın yüce kudreti sayesinde boğulduklarını bilmelerine rağmen, utanmadan Rablerini unuttular. İsrailoğulları'nın bu güvenilemez ve kaypakça tavırlarından dolayıdır ki, bazı peygamberlerin bu cemaati, kendi kocasından başka diğer bütün erkeklere sevgi gösteren ve hatta evliliğinin ilk gecesinde dahi bu sadakatsizce tavrı ortaya koymaktan çekinmeyen şirret bir kadına benzetmişlerdir.
Önceki AyetA'râf 148
Sonraki AyetA'râf 150
Önceki sayfaya gitmek için sağa kaydırın: A'râf 148Sonraki sayfaya gitmek için sola kaydırın: A'râf 150