Tevhid MealiTevhid Meali

Tevhid Meali

Ana SayfaSurelerFihristTefsirKur'an DinleYer İmleriNotlar
Giriş Yap
Tevhid MealiTevhid Meali

Tevhid Meali ile Kur'ân'ı Oku, Anla ve Yaşa.

Bizi Takip Edin

Sayfalar

  • Ana Sayfa
  • Sureler
  • Kur'an Dinle
  • Tefsir Kitapları
  • Fihrist
  • Arama

Hesap

  • Giriş Yap
  • Kayıt Ol
  • Profilim
  • Yer İmleri
  • Notlarım

Hakkında

  • Hakkımızda
  • Meal Hakkında
  • Takrizler
  • Nasıl Kullanılır
  • Sık Sorulan Sorular
  • Geri Bildirim
  • İletişim
  • Gizlilik Politikası

Kitap

  • PDF İndir
  • Sipariş Ver

Mobil Uygulama

Google Play'denİndir
App Store'danİndir
Mobil uygulama hakkında daha fazla →

© Tevhid Meali. Tüm hakları saklıdır.

Gizlilik•Kullanım Şartları•İletişim
A'râf 151
A'râf 153
A'râf Suresine Dön

A'râf الأعراف

152. Ayet
152A'râf
اِنَّ الَّذ۪ينَ اتَّخَذُوا الْعِجْلَ سَيَنَالُهُمْ غَضَبٌ مِنْ رَبِّهِمْ وَذِلَّةٌ فِي الْحَيٰوةِ الدُّنْيَاۜ وَكَذٰلِكَ نَجْزِي الْمُفْتَر۪ينَ
Şüphesiz ki buzağıyı (ilah) edinenlere Rabblerinden bir gazap ve dünya hayatında zillet erişecektir. Biz (şirk koşarak Allah’a) iftira edenleri böyle cezalandırırız işte!

Tefsir

Tefhîmü'l-Kur'ân

152- Şüphesiz, buzağıyı (tanrı) edinenlere Rablerinden bir gazab ve dünya hayatında bir zillet yetişecektir. İşte biz, 'yalan düzüp-uyduranları' böyle cezalandırırız. AÇIKLAMA 108. "... Beni, bu zalim kavimle bir tutma, beni onlardan biri olarak sayma" ifadelerini burada nakletmekle Kur'an-ı Kerim, Hz. Harun'u Yahudilerin sürdüğü günah lekesinden arındırıp temizlemiştir. Kitab-ı Mukaddes'e göre, onlara tanrı olarak altından bir buzağı heykeli yapma suçunu Harun (a.s) işlemişti. Şöyle ki: "Ve Musa'nın dağdan inmesinin geciktiğini görünce, kavmi Harun'un yanında toplandı ve ona dediler: Kalk bize, önümüzden gidecek tanrılar yap, çünkü Musa'ya, bizi Mısır'dan çıkaran bu adama, ne oldu bilmiyoruz. Ve Harun onlara dedi: Hanımlarınızın, oğullarınızın ve kızlarınızın kulaklarındaki altın küpeleri söküp çıkarın ve onları bana getirin. Ve bütün kavim mensupları kulaklarındaki altın küpeleri söküp çıkardılar ve onları Harun'a getirdiler. Ve O, onları ellerinden aldı ve ona (eritilmiş altın külçesine) oymacı aleti ile şekil verdi ve ondan dökme bir buzağı yaptı. Ve şöyle dediler: Ey İsrail, seni Mısır diyarından çıkaran ilâhlar bunlardır. Ve Harun onu gördüğü zaman, onun önünde kurbanların kesileceği bir yer yaptı ve Harun şöyle diyerek ilân etti: Yarın Rabb için ziyafet bayramıdır. Ve ertesi gün erken kalktılar, yapılan adakları yerine getirdiler ve kavim yemek ve içmek üzere oturdular ve oynamaya ve eğlenmeye kalktılar." (Çıkış, 32: 1-6) . Kur'an, bu iddiayı redderek çürütmüş ve bu meselede o iğrenç günahın sorumlusunun Allah'ın peygamberi Hz. Harun (a.s) değil aksine "Samiri" adındaki bir asi olduğu gerçeğini nakletmiştir. (Daha fazla bilgi için bkz. Taha: 90-94) . Yahudilerin peygamberini, birçok iğrenç günahlarla hatta şirkle itham etmeleri belki garip gelebilir, fakat tarihleri üzerindeki derin ve eleştirel araştırmalar, bu ithamların, kendi ahlakî çöküntülerini doğrulamak için yapılmış olduğunu gözler önüne serecektir. Genel olarak bütün bir toplum, özel olarak da din alimleri ve hahamlar, sapıklık ve ahlaksızlık içine düştükleri zaman, bu durumda olan bireyin suçluluk psikolojisi içerisinde bu kötü davranışlarını haklı göstermek için bir takım mazeretler uydurmaya başlarlar. İnsanlar şirk, büyücülük, zina, ihanet sahtekârlık ve buna benzer büyük günahlar işlediklerinde, bir peygamber için değil sıradan bir insan için bile büyük bir ahlâksızlık ve utanma vesilesi olan bu gibi büyük günahları peygamberlere isnad ederek onların temiz şahsiyetlerini lekelemişlerdir. Onlar böyle yaparak aslında kendi çirkin fiillerini haklı ve mazur göstermek istemektedirler. Hatta bu devirde yaşayan insanlar, "Bu tip günahlardan peygamberlerin bile kendilerini koruyamadıkları bir zamanda bizim gibi normal, sıradan insanlar böyle zaaftan nasıl emin kalabilir" diyerek kendilerini müdafaa etmeye kalkıştılar. Ahlakî dejenarasyonları süresince Hindular da aynı şekilde hareket etmişlerdi. O döneme ait edebiyatları; tanrıları ve azizleri kapkara renkler içinde tasvir eder. Böylece, "Bu gibi yüce ve seçkin varlıklar ahlâksızlıklara bulaşınca, sıradan halk bunlardan nasıl kaçınabilir? Tanrılar ve azizler için utanılacak bir durum olmayan bu gibi fiiller, halk için niçin utanma ve ayıplanma konusu olsun?" diyebiliyorlardı.
Önceki AyetA'râf 151
Sonraki AyetA'râf 153
Önceki sayfaya gitmek için sağa kaydırın: A'râf 151Sonraki sayfaya gitmek için sola kaydırın: A'râf 153