En'âm الأنعام
114. Ayet
اَفَغَيْرَ اللّٰهِ اَبْتَغ۪ي حَكَمًا وَهُوَ الَّذ۪ٓي اَنْزَلَ اِلَيْكُمُ الْكِتَابَ مُفَصَّلًاۜ وَالَّذ۪ينَ اٰتَيْنَاهُمُ الْكِتَابَ يَعْلَمُونَ اَنَّهُ مُنَزَّلٌ مِنْ رَبِّكَ بِالْحَقِّ فَلَا تَكُونَنَّ مِنَ الْمُمْتَر۪ينَ
(De ki:) “O, her şeyi detaylandıran Kitab’ı size indirmişken Allah’tan başka bir hakem mi arayacakmışım?” Kendilerine Kitap verdiklerimiz onun (Kur’ân’ın), Rabbin tarafından hak olarak indirilmiş olduğunu kesin bir şekilde bilirler. Sakın şüphecilerden olma.
Dipnot
Kur’ân’ın mufassal/detaylandırılmış bir kitap olmasının hikmetleri için bk. 6/En’âm, 55
Tefsir
Tefhîmü'l-Kur'ân
114- Allah'tan başka bir hakem mi arayayım? Oysa O, size Kitabı açıklanmış olarak indirmiştir.(81) Kendilerine Kitap verdiklerimiz, bunun gerçekten Rabbinden hak olarak indirilmiş olduğunu bilmektedirler. Şu halde, sakın kuşkuya kapılanlardan olma.(82) AÇIKLAMA 81. Bu cümlede 'konuşan'ın Hz. Peygamber (s.a.) ve karşıdakilerin de kafirlerin iman etmesi için bir ayet (mucize) gösterilmesini arzulayan müminler olduğu açıktır. Allah'ın Kur'an'da tüm gerçekleri apaçık ortaya koyduğu, dolayısıyla hiçbir ayet (mucize) gösterilmeyeceği söylenmektedir kendilerine. Batılla olan çatışmalarında, Allah Hakk'ın bağlılarının, kendisinden herhangi bir olağanüstü müdahale beklemeden Hakk'ın tabii yollarla egemen olması için ellerinden geleni yapmalarını irade etmiştir. Bu nedenle de, Hz. Peygamber'den (s.a.) "Ben bu durumda Allah'ın iradesi'ni gözden geçirip, onları inanmaya zorlayacak bir ayet indirmesi için Allah'tan daha büyük bir yetkili mi arayayım?" demesi istenmektedir. (Ayrıca bkz. an:76) 82. Yani, "Gerçeğin egemenliği için ortaya konan bu ilkeler, yoldaki güçlükleri ve engelleri açığa çıkarmak için ilk kez bugün icat edilmiş yeni şeyler değildir. Kitabın bilgisine sahip ve peygamberlerin misyonundan haberdar olan herkes, tabii yollarla muhalefet karşısında Hakk için mücadele etmek zorunda kalan önceki peygamberlerin de aynı durumla karşılaştıklarına tanıklık edecektir."