Tevhid MealiTevhid Meali

Tevhid Meali

Ana SayfaSurelerFihristTefsirKur'an DinleYer İmleriNotlar
Giriş Yap
Tevhid MealiTevhid Meali

Tevhid Meali ile Kur'ân'ı Oku, Anla ve Yaşa.

Bizi Takip Edin

Sayfalar

  • Ana Sayfa
  • Sureler
  • Kur'an Dinle
  • Tefsir Kitapları
  • Fihrist
  • Arama

Hesap

  • Giriş Yap
  • Kayıt Ol
  • Profilim
  • Yer İmleri
  • Notlarım

Hakkında

  • Hakkımızda
  • Meal Hakkında
  • Takrizler
  • Nasıl Kullanılır
  • Sık Sorulan Sorular
  • Geri Bildirim
  • İletişim
  • Gizlilik Politikası

Kitap

  • PDF İndir
  • Sipariş Ver

Mobil Uygulama

Google Play'denİndir
App Store'danİndir
Mobil uygulama hakkında daha fazla →

© Tevhid Meali. Tüm hakları saklıdır.

Gizlilik•Kullanım Şartları•İletişim
En'âm 124
En'âm 126
En'âm Suresine Dön

En'âm الأنعام

125. Ayet
125En'âm
فَمَنْ يُرِدِ اللّٰهُ اَنْ يَهْدِيَهُ يَشْرَحْ صَدْرَهُ لِلْاِسْلَامِۚ وَمَنْ يُرِدْ اَنْ يُضِلَّهُ يَجْعَلْ صَدْرَهُ ضَيِّقًا حَرَجًا كَاَنَّمَا يَصَّعَّدُ فِي السَّمَٓاءِۜ كَذٰلِكَ يَجْعَلُ اللّٰهُ الرِّجْسَ عَلَى الَّذ۪ينَ لَا يُؤْمِنُونَ
Allah, kimi hidayet etmek isterse onun İslam’ı (kabul etmesi) için göğsünü genişletir. Kimi de saptırmak isterse gökyüzüne yükseliyormuş gibi göğsünü dar ve sıkıntılı yapar. Böylece Allah, iman etmeyenleri ricse/pisliğe/azaba mahkûm eder (veya ricsi iman etmeyenlerin üzerine yığar).

Tefsir

Tefhîmü'l-Kur'ân

125- Allah, kimi hidayete eriştirmek isterse, onun göğsünü İslâm'a açar;(92) kimi de saptırmak isterse, onun göğsünü, -sanki göğe yükseliyormuş gibi dar ve sıkıntılı kılar. Allah, iman etmeyenlerin üstüne işte böyle pislik çökertir. AÇIKLAMA 88. Burada "...Ölüyken" ifadesi, "cehalet ve anlayış yokluğu içindeyken, "hayat verdiğimiz" ifadesi ise, "bilgi ve anlayış verip, gerçeği tanıyabilecek zihin düzeyine çıkardığımız" anlamındadır. Gerçekten doğruyu eğriden ayıramayan ve Doğru Yol'u bilmeyen fiziksel açıdan canlı kabul edilebilirse de aslında O, kendisini gerçekten insan yapacak 'hayat'tan yoksundur. Yaşayan bir insan değil, ancak yaşayan bir hayvandır. Yaşayan (hayat sahibi) insan ise, ancak doğruyu eğriden, iyiyi kötüden, haklıyı haksızdan ayırabilendir. 89. Yani, "Hayat hakkında gerçek anlayışa ulaşmış ve bilginin ışığıyla sayısız eğri yolların arasında Doğru Yol'u tanıyabilen bir kişinin, anlayıştan yoksun ve cehalet karanlıklarında körlüğünden dolayı düşe kalka gidenler gibi bir hayat yaşamasını nasıl beklersiniz?" 90. Kendilerine sunulan ışığın yol göstericiliğine tabi olmayı reddedip, Doğru Yol'a çağrıldıkları halde eğri yollarda yürümeyi tercih edenlere yaptıklarını güzel göstermesi Allah'ın Kanunu'dur. Böyle kişiler zamanla karanlığı sevmeye başlar ve karanlıklar içinde körler gibi el yordamıyla yürümekten ve hayatları boyunca sürüklenip gitmekten hoşlanır hale gelirler. Aynı şekilde, her kötü şey kendilerine sevmeye ve yapmaya değer, her gülünçlük de bir hikmet parıltısı olarak görünür. Şer üreten meşguliyet ve denemelerinde başarısızlığa uğradıktan sonra, ilk başarısızlığın, gelecekteki denemelerde kaçınılması gereken 'arizî' bir hatadan kaynaklandığı düşüncesiyle yeni bir deneye girişirler. 91. Yani şöyle demek istiyorlardı: "Rasûllerin bir meleğin kendilerine Allah'tan Mesaj getirdiği iddialarına, aynı melek Allah'ın Mesajını doğrudan bize iletmek için gelmedikçe inanmayız." 92. "Allah göğsünü İslâm'a açar" ifadesi, "Allah zihninden ve kalbinden İslâm hakkındaki her tür kuşku, tereddüt ve kararsızlığı gidererek, kendisini İslâm gerçeği konusunda iyice ikna eder" demektir.
Önceki AyetEn'âm 124
Sonraki AyetEn'âm 126
Önceki sayfaya gitmek için sağa kaydırın: En'âm 124Sonraki sayfaya gitmek için sola kaydırın: En'âm 126