En'âm الأنعام
7. Ayet
وَلَوْ نَزَّلْنَا عَلَيْكَ كِتَابًا ف۪ي قِرْطَاسٍ فَلَمَسُوهُ بِاَيْد۪يهِمْ لَقَالَ الَّذ۪ينَ كَفَرُٓوا اِنْ هٰذَٓا اِلَّا سِحْرٌ مُب۪ينٌ
Şayet sana kâğıt üzerine yazılmış bir kitap indirsek ve ona elleriyle dokunacak olsalar (yine de) o kâfirler, “Bu apaçık bir büyüden başkası değildir.” diyecekler.
Tefsir
Tefhîmü'l-Kur'ân
7- Biz Kitabı üzerine yazılı bir kağıtta göndersek ve onlar ona elleriyle dokunsalar bile, küfredenler, tartışmasız: "Bu apaçık bir büyüden başkası değildir" derler. AÇIKLAMA 1. Ayetin, yer'in, göklerin, ay'ın ve güneş'in yaratıcısı olarak gündüzü ve geceyi meydana getiren Allah'ı kabul eden müşrik Araplara seslendiği hatırda tutulmalıdır. Bu Araplardan hiçbiri, bütün bunların Lât veya Hübel veya Uzza, ya da bir başka tanrı veya tanrıçaları tarafından yaratıldığına inanıyor değildi. Bu bakımdan Allah kendilerine sanki, "Ey aptal insanlar! Kendiniz göklerin ve yer'in yaratıcısının Allah olduğunu kabul ederken, nasıl olur da daha başka tanrılar edinir ve önlerinde secde ederek, kendilerine kurbanlar keser ve ihtiyaçlarınızı sunar ve yardımlarını dilerseniz?" demektedir. (Bkz. Fatiha, an: 2 Bakara, an:163) Zulm'ün çoğul şekli olan zulümat'ın nur'un karşıtı olarak kulanıldığı vurgulanmalıdır. Çünkü "karanlık" nurun (ışığın) yokluğudur ve pek çok türleri vardır. 2. Allah, insan vücudunun her parçası topraktan meydana geldiği için, "O sizi toprak (çamur) dan yarattı." diyor. 3. "Ecel-i Müsemma", tek tek her insanın yeniden hayata getirilip yeryüzündeki hayatından hesap vermek üzere Allah'ın huzuruna çıkarılacağı 'ahiret günü'dür. 4. Buradaki 'haber' Hz. Peygamber'in (s.a.) Mekke'den Medine'ye hicretinden sonra olacaklara işarettir. Bu ayetin indiği zamanda, ne kâfirler, ne de müminler alacakları haberin niteliğini hayal bile edemiyorlardı. Öyle ki, Hz. Peygamber bile, Müslümanların yakın gelecekte kazanacakları başarıdan habersizdi.