Enbiyâ الأنبياء
104. Ayet
يَوْمَ نَطْوِي السَّمَٓاءَ كَطَيِّ السِّجِلِّ لِلْكُتُبِۜ كَمَا بَدَأْنَٓا اَوَّلَ خَلْقٍ نُع۪يدُهُۜ وَعْدًا عَلَيْنَاۜ اِنَّا كُنَّا فَاعِل۪ينَ
O gün, gökyüzünü kitap sayfası dürer gibi düreriz. İlk başta nasıl yaratmışsak, (mahlukatı) ilk hâline döndürürüz. Bu, üzerimize aldığımız bir vaat/sözdür. Kesinlikle biz (bunu) yapacağız.
Tefsir
Tefhîmü'l-Kur'ân
104- Bizim, göğü kitabın sahifelerini katlar gibi katlayacağımız gün, ilk yaratmaya başladığımız gibi, yine onu (eski durumuna) iade edeceğiz. Bu, bizim üzerimizde bir vaidtir. Hiç tartışmasız, biz yapıcılarız. AÇIKLAMA 95. Rivayet edilen hadislerden, Abdullah bin ez-Zeb'ara'nın bu konuda "Bu ayete göre sadece bizim putlarımız değil, İsa 'a.s) , Uzeyr ve melekler de Cehennemin yakıtı olurlar, çünkü onlara da ibadet edilmiştir." diyerek itiraz ettiğini öğreniyoruz. Peygamber (s.a) buna karşı şu cevabı vermiştir: "Evet, Allah yerine kendisine ibadet edilmesini kabul eden herkes, kendisine ibadet edenlerle birlikte Cehenneme girecektir." Bununla Peygamber (s.a) şöyle demek istiyordu: "İsa (a.s) Uzeyr (a.s) ve meleklerin cehenneme girmeleri için hiçbir sebep yoktur, çünkü onlar hiç bir zaman Allah yerine kendilerine ibadet edilmesini kabul etmemişlerdir ve bu konuda hiç bir sorumlulukları yoktur. Bilakis onlar insanlara yalnızca Allah'a ibadet etmeyi öğretmişlerdir." Elbette ilah olmaya çalışan ve başkalarının şirkine ortak olanlar, kendilerine ibadet edenlerle birlikte cehennemi boylayacaklardır. Aynı şekilde başkalarını Allah'tan başka ilâh edinmeye teşvik edip yönelten kimseler de cehenneme gireceklerdir. Şeytan bu sınıfa dahildir. Çünkü o insanları putlara tapmaya yöneltir. O halde Allah'tan başkasına itaat edip onu ortak koşan kimseler aslında Şeytan'ı ilahlaştırmaktadırlar. Bunun yanısıra taş veya tahtadan yapılmış putlar ve diğer şirk araçları da müşriklerle birlikte cehenneme atılacaklardır. Böylece müşrikler, taptıkları putların kendileri için şefaatçi olacakları yerde çektikleri azabı artırıcı rol oynadıklarını göreceklerdir. 96. "Zefîr" kelimesi aşırı sıcak, çok çalışma veya yorgunluk sebebiyle "zor nefes alma" anlamına gelir. 97. Bunlar, bu dünyada iken iyi ve doğru davranışlarda bulunan kimselerdir. Allah onlara azabdan uzak olacaklarına ve kurtuluşa ereceklerine dair söz vermiştir. 98. Yani, "bütün insanların toplanıp Allah'ın huzuruna götürülecekleri an, herkes için çok korkunç bir andır. Fakat salih kimseler çok rahattırlar, çünkü herşey onların bekledikleri şekilde gerçekleşmektedir. Onların imanları ve bu dünyada iken yaptıkları iyi işler, Allah'ın rahmeti ile onları, teskin etmeye gelir. Üzüntü ve keder yerine onlar, kendilerine vadedilen mükafatları elde etme ümidiyle doludurlar."