Tevhid MealiTevhid Meali

Tevhid Meali

Ana SayfaSurelerFihristTefsirKur'an DinleYer İmleriNotlar
Giriş Yap
Tevhid MealiTevhid Meali

Tevhid Meali ile Kur'ân'ı Oku, Anla ve Yaşa.

Bizi Takip Edin

Sayfalar

  • Ana Sayfa
  • Sureler
  • Kur'an Dinle
  • Tefsir Kitapları
  • Fihrist
  • Arama

Hesap

  • Giriş Yap
  • Kayıt Ol
  • Profilim
  • Yer İmleri
  • Notlarım

Hakkında

  • Hakkımızda
  • Meal Hakkında
  • Takrizler
  • Nasıl Kullanılır
  • Sık Sorulan Sorular
  • Geri Bildirim
  • İletişim
  • Gizlilik Politikası

Kitap

  • PDF İndir
  • Sipariş Ver

Mobil Uygulama

Google Play'denİndir
App Store'danİndir
Mobil uygulama hakkında daha fazla →

© Tevhid Meali. Tüm hakları saklıdır.

Gizlilik•Kullanım Şartları•İletişim
Enfâl 16
Enfâl 18
Enfâl Suresine Dön

Enfâl الأنفال

17. Ayet
17Enfâl
فَلَمْ تَقْتُلُوهُمْ وَلٰكِنَّ اللّٰهَ قَتَلَهُمْۖ وَمَا رَمَيْتَ اِذْ رَمَيْتَ وَلٰكِنَّ اللّٰهَ رَمٰىۚ وَلِيُبْلِيَ الْمُؤْمِن۪ينَ مِنْهُ بَلَٓاءً حَسَنًاۜ اِنَّ اللّٰهَ سَم۪يعٌ عَل۪يمٌ
Onları öldüren siz değildiniz, onları Allah öldürdü. Attığın zaman sen atmıyordun, (asıl) atan Allah’tı. Müminlere (zafer nimetini tattırmak ve onları) onunla güzel bir imtihana tabi tutmak için (böyle yaptı). Şüphesiz ki Allah, (işiten ve dualara icabet eden) Semî’ ve (her şeyi bilen) Alîm’dir.

Tefsir

Tefhîmü'l-Kur'ân

17- Onları siz öldürmediniz, ama onları Allah öldürdü; attığın zaman da sen atmadın, ama Allah attı.(14) Mü'minleri kendinden güzel bir imtihanla imtihan etmek için (yaptı) . Hiç şüphesiz Allah, işitendir, bilendir. AÇIKLAMA 11. Buraya kadar Bedir savaşı ile ilgili olaylara tek tek atıflar yapılmıştı: Bunun amacı da Arapça "enfal" kelimesinin gerçek anlamını göstermekti. Surenin başında şöyle denmişti. "Lütuf ve nimetler (enfal) Allah'a ve Rasulü'ne aittir, size değil. Çünkü ganimetler sizin çabanızın bir ürünü değildir" Buna delil olarak müminlerin düşünmeleri için bu olaylar peşpeşe sıralandı ve onlardan, ganimetlerde ne kadar kendi cesaret ve yiğitliklerinin, ne kadar Allah'ın lutfunun payı olduğuna bizzat kendilerinin karar vermeleri istendi. 12. Burada, hak ettikleri cezaya değinilmek üzere hitap ansızın kafirlere yöneltilmektedir. 13. Kur'an, askeri stratejinin gerektirdiği düzenli bir gerileme hareketini yasaklamaz. Eğer düşmanın baskısı çok şiddetli ise, geri çekilmek helaldir ve savaşan gruplar, destek almak veya ordunun gerilerdeki birliklerine katılmak amacıyla geri çekilebilirler. Yasaklanan geri çekilme ise, yenilgi anında ölümden kurtulmak için dağınık bir şekilde kaçışarak ordunun geri çekilmesidir. Bu tür geri çekilme büyük bir günahtır, çünkü amacı, kişinin kendi canını kurtarmasıdır ve cehennemde en büyük cezayı gerektirir. Savaş alanından kaçarak geri çekilen kimse ancak kendi canını uğruna savaştığı idealden daha fazla sevdiği için böyle yapar. Hz. Peygamber (s.a) 'de böyle bir davranışı kınayarak şöyle der: "Üç tür günah vardır ki, sahibinin işlediği amelleri boşa çıkarır: Şirk, anne babaya isyan ve Allah yolunda savaşırken savaş alanından kaçmak."Aynı şekilde başka bir hadiste de Hz. Peygamber (s.a) , ahiret hayatını harap eden yedi günahı zikreder. Bunlardan birisi de kişinin İslam ile küfrün karşılaştığı bir savaşta kafirlere arkasını dönmesi ve kaçmasıdır. Böyle bir kaçış yasaklanmıştır, çünkü korkakça bir hareket olmasının yanısıra çok ciddi sonuçlar da doğurabilir: Bir askerin kaçması, askeri birliğin dağılmasına, bu da tüm ordunun dağılıp kaçmasına neden olabilir. Ordunun kaçması ise tüm ülkenin helak olmasına yol açabilir. 14. Burada, Bedir savaşı sırasında meydana gelen bir olay kastedilmektedir. Teke tek karşılaşmalardan sonra, tüm ordunun genel savaşa başlayacağı sırada Hz. Peygamber (s.a) yerden bir avuç kum alıp kafir ordusuna doğru attı ve "Yüzleri kavrulsun" dedi. O sırada başlama işareti verdi ve müslümanlar, bir bütün oluşturarak kafirlere saldırdılar.
Önceki AyetEnfâl 16
Sonraki AyetEnfâl 18
Önceki sayfaya gitmek için sağa kaydırın: Enfâl 16Sonraki sayfaya gitmek için sola kaydırın: Enfâl 18