Allah Yaratıcıdır ile ilgili ayetler

Siz ölüler iken sizi dirilten (yoktan var eden), sonra öldürüp tekrar diriltecek olan, sonra tekrar ona döndürüleceğiniz bir Allah’a karşı nasıl kâfir olursunuz? (2/Bakara 28)

O (Allah) ki yeryüzünde olanların tamamını sizin için yarattı. Sonra gökyüzüne yöneldi ve orayı yedi gök olarak düzenledi. Ve O, her şeyi bilendir. (2/Bakara 29)

Demişti ki: “Rabbim! Bana insan eli değmemişken nasıl çocuğum olabilir ki?” Dedi ki: “Böyle işte! Allah dilediğini yaratır. Bir işe (olması için) hükmettiğinde ona: ‘Ol!’ der, o da oluverir.” (3/Âl-i İmran 47)

Andolsun ki: “Allah, Meryem oğlu Mesih’tir.” diyenler kâfir oldular. De ki: “Allah, Meryem oğlu Mesih’i, annesini ve yeryüzünde yaşayanların tamamını helak etmek istese Allah’a karşı kim onları koruyabilir?” Göklerin, yerin ve ikisi arasındakilerin tamamının hâkimiyeti/egemenliği Allah’a aittir. Dilediğini yaratır, Allah her şeye kadîrdir. (5/Mâide 17)

O, gökleri ve yeri hak olarak yaratandır. O’nun “Ol!” dediği gün (her istediği) oluverir. O’nun sözü haktır. Sura üfleneceği gün hâkimiyet/egemenlik yalnızca O’nundur. Gaybı (görünmeyeni) ve şehadeti (görüneni) bilendir. O, (hüküm ve hikmet sahibi olan) Hakîm (her şeyden haberdar olan) Habîr’dir. (6/En'âm 73)

Şüphesiz ki çekirdeği ve taneyi (içlerinden bitki ve ağaç çıkarmak için) yarıp çatlatan, Allah’tır. Ölüden diriyi, diriden ölüyü çıkarır. İşte Allah, budur. Nasıl olur da (O’na ibadeti bırakıp, bunların hiçbirini yapamayan putlara doğru) çevriliyorsunuz? (6/En'âm 95)

Gökleri ve yeri benzersiz şekilde yaratandır. Nasıl çocuğu olsun? O’nun bir hanımı olmadı ki! Her şeyi yarattı ve O, her şeyi bilendir. (6/En'âm 101)

İşte bu, Rabbiniz olan Allah’tır. O’ndan başka (ibadeti hak eden) hiçbir ilah yoktur. Her şeyin yaratıcısıdır. (Öyleyse) yalnızca O’na kulluk edin. O, her şeyin üzerinde (gözetleyen, denetleyen ve işlerini yürüten) Vekil’dir. (6/En'âm 102)

Şüphesiz ki sizin Rabbiniz, altı günde gökleri ve yeri yaratan, sonra arşa istiva eden1 Allah’tır. Gündüzü, ısrarla kovalayan geceyle örter. Güneş, Ay ve yıldızları emrine amade kılıp, boyun eğdirendir. Dikkat edin! Yaratmak da emretmek de Allah’a aittir.2 Âlemlerin Rabbi olan Allah, ne yücedir. (7/A'râf 54)

1. Allah’ın (cc) isim ve sıfatları hakkında bk. 3/Âl-i İmran, 181; 7/A’râf, 180; 57/Hadid, 4.)

2. Allah (cc) yaratma sıfatıyla emretme/hükmetme/yasama sıfatını aynı cümlede zikretmiştir. O, yaratmasında ortak kabul etmediği gibi hüküm ve yasamada da ortak kabul etmez. (Bk. 18/Kehf, 26) Yaratmak, kayıtsız şartsız Allah’a (cc) ait olduğu gibi egemenlik de kayıtsız şartsız Allah’a (cc) aittir. Bu yetkiyi Allah (cc) adına millete, krala, parlamentoya verenler Allah’a (cc) ortak koşmuş ve O’nun dışında rabler edinmişlerdir. (Bk. 12/Yûsuf, 40)

De ki: “Göklerin ve yerin Rabbi kimdir?” De ki: “Allah’tır.” De ki: “(Göklerin ve yerin Rabbi O iken yine de) Allah’ı bırakıp kendilerine faydaları olmayan veya kendinden zararı defedemeyen varlıkları mı veliler edindiniz?” De ki: “Hiç kör ile gören bir olur mu? Yahut karanlıklarla aydınlık bir olur mu? Yoksa, Allah’a tayin ettikleri ortaklar (Allah gibi) yarattı da, (Allah’ın yaratmasıyla ortakların) yaratması birbirine mi benzedi (kimin ilah olduğuna dair kafaları mı karıştı)?” De ki: “Allah her şeyin yaratıcısıdır. Ve O, (zatında, fiillerinde ve sıfatlarında tek olan) El-Vâhid, (her şeye boyun eğdirip hükmüne ram eyleyen) El-Kahhâr’dır.” (13/Ra'd 16)

Allah’a (cc) şirk koşmanın hiçbir delili, gerekçesi ve tevili olamaz. Şirk koşulan ortaklar, yaratmadığı müddetçe -ki bu mümkün değildir- tevhid konusunda kafa karışıklığı iddiası kabul edilemez. Tevhid ve şirk konusunda batıl inançları bulanan, amellerine zulüm bulaştıran; zan, hurafe ve menkıbeyi delil zannedenler, kendi elleriyle şüpheye düşmüş, dinlerini karmakarışık hâle getirmişlerdir.

Şüphesiz ki Rabbin, (çokça yaratan) El-Hallâk, (her şeyi bilen) El-Alîm’dir. (15/Hicr 86)

Gökleri ve yeri yaratan Allah’ın, onlar gibisini yaratmaya kâdir olduğunu görmüyorlar mı? Onlar için kendisinde şüphe olmayan eceller kıldı. Zalimler ise (düşünmek ve anlamak yerine) kâfirlikte direttiler. (17/İsrâ 99)

Allah, her canlıyı sudan yarattı. Onlardan kimi karnı üzerinde yürür/ sürünür, kimi iki ayağı üzerinde yürür, kimi de dört (ayağı) üzerinde yürür. Allah dilediğini yaratır. Şüphesiz ki Allah, her şeye kadîrdir. (24/Nûr 45)

Rabbin dilediğini yaratır ve seçip (üstün kılar). Seçim onlara ait değildir. Allah, onların şirk koştuklarından münezzeh ve yücedir. (28/Kasas 68)

İlk defa yaratan, sonra da (dirilterek) onu tekrar edecek olan O’dur. O (yeniden diriltmek, ilk defa yaratmaktan) daha kolaydır. Göklerde ve yerde en yüce sıfat O’na aittir. O, (izzet sahibi, her şeyi mağlup eden) El-Azîz, (hüküm ve hikmet sahibi olan) El-Hakîm’dir. (30/Rûm 27)

Allah sizi yarattı, sonra rızık verdi; sonra sizi öldürür, sonra da diriltir. Ortaklarınız arasında bunlardan herhangi birini yapabilecek olan var mıdır? O (Allah), onların şirk koştuklarından münezzeh ve yücedir. (30/Rûm 40)

Sizi zayıflıktan yaratan, zayıflıktan sonra size kuvvet veren, sonra kuvvetin ardından size zayıflık ve yaşlılık veren Allah’tır. Dilediğini yaratır. O, (her şeyi bilen) El-Alîm, (her şeye güç yetiren, mutlak kudret sahibi olan) El-Kadîr’dir. (30/Rûm 54)

O (Allah) ki yarattığı her şeyi en güzel ve en sağlam yapan, insanı yaratmaya çamurdan başlayandır. (32/Secde 7)

Hamd, gökleri ve yeri yaratan, melekleri ikişer, üçer, dörder kanatlı elçiler kılan Allah’adır. O, yaratmada dilediğini arttırır. Şüphesiz ki Allah, her şeye kadîrdir. (35/Fâtır 1)

Gökleri ve yeri yaratan kimse, onların benzerini yaratmaya kâdir olmaz mı? Elbette (kâdirdir). O, (çokça yaratan) El-Hallâk, (her şeyi bilen) El-Alîm’dir. (36/Yâsîn 81)

Allah, her şeyin yaratıcısıdır. Ve O, her şeye vekildir. (39/Zümer 62)

İşte bu sizin Rabbiniz olan, her şeyin yaratıcısı Allah’tır. O’ndan başka (ibadeti hak eden) hiçbir ilah yoktur. (Buna rağmen) nasıl oluyor da (tevhidden şirke) çevriliyorsunuz? (40/Mü’min 62)

Göklerin ve yerin hâkimiyeti/egemenliği Allah’ındır. Dilediğini yaratır. Dilediğine kız, dilediğine erkek (çocuk) bağışlar. (42/Şûrâ 49)

Hiç şüphesiz biz, her şeyi bir kaderle yarattık. (54/Kamer 49)

Sizi biz yarattık. (Dirilteceğimizi) tasdik etmeniz gerekmez mi? (56/Vâkıa 57)

Dökmekte olduğunuz meniyi gördünüz mü? (56/Vâkıa 58)

Onu siz mi yaratıyorsunuz, yoksa yaratan biz miyiz? (56/Vâkıa 59)

Andolsun ki ilk yaratmayı bildiniz. (Allah’ın kudretini anlayıp sizleri dirilteceği konusunda) düşünüp öğüt almanız gerekmez mi? (56/Vâkıa 62)

O Allah ki (Her şeyi yoktan var edip yaratan) El-Hâlık’tır. (Yaratan) El-Bâri’dir. (Yarattıklarına dilediği şekli veren) El-Musavvir’dir. En güzel isimler O’nundur. Göklerde ve yerde olan her şey O’nu tesbih eder. O, (izzet sahibi, her şeyi mağlup eden) El-Azîz, (hüküm ve hikmet sahibi olan) El-Hakîm’dir. (59/Haşr 24)

Sizi yaratan O’dur. İçinizden kimi kâfir kimi de mümindir. Allah yaptıklarınızı görendir. (64/Teğabûn 2)