Nimeti İnkâr/Nankörlük

AHLAK

Bu konuyla ilgili ayetler

22ayet bulundu
Nimeti İnkâr/Nankörlük
1

Yûnus

Ayet: 12Sayfa: 208

Ayete Git

İnsana bir zarar dokunduğunda; yan yatarken, otururken ya da ayakta (sürekli bir şekilde) bize dua eder. Sıkıntısını giderdiğimiz zaman da, sanki ona dokunan bir sıkıntıdan dolayı bize hiç dua etmemiş gibi çeker gider. Haddi aşanlara, yaptıkları işte böyle süslü gösterildi.

2

Yûnus

Ayet: 22Sayfa: 210

Ayete Git

Sizi karada ve denizde gezdiren O’dur. Hatta sizler gemide olduğunuz ve hoş bir rüzgârın (gemidekileri) sürüklediği, onların da bu duruma sevindiği bir sırada, şiddetli bir rüzgâr gelir çatar ve her yönden dalgalar üzerlerine hücum eder de çepeçevre kuşatıldıklarını düşünürler. (İşte o zaman) dini Allah’a halis kılarak (hiçbir şeyi ortak koşmadan yalnızca) Allah’a dua ederler. “Şayet bizi bundan kurtarırsan, muhakkak ki şükredenlerden olacağız.” (derler.)

3

Yûnus

Ayet: 23Sayfa: 210

Ayete Git

(Fakat) Allah onları kurtarınca (sözlerini tutmaz ve) yeryüzünde haksız yere taşkınlık yapmaya başlarlar. Ey insanlar! Sizin taşkınlığınız kendi aleyhinizedir. Dünya hayatının metâsından (az bir süre faydalanırsınız), sonra dönüşünüz bizedir. Yaptıklarınızı size haber veririz.

4

Hûd

Ayet: 9Sayfa: 221

Ayete Git

Şayet insana yanımızdan bir rahmet tattırıp sonra da onu, ondan çekip alsak, şüphesiz o ümidini kesen bir nanköre (dönüşür).

5

Hûd

Ayet: 10Sayfa: 221

Ayete Git

Ona dokunan sıkıntıdan sonra nimeti tattıracak olsak, “Kötülükler beni bırakıp gitti.” der. Şüphesiz ki o, şımarık ve böbürlenme (ahlakına) sahiptir.

6

Nahl

Ayet: 53Sayfa: 271

Ayete Git

Size verilmiş her ne nimet varsa Allah’tandır. Sonra size bir zarar dokunduğunda, (hemen) O’na yalvarırsınız.

7

Nahl

Ayet: 54Sayfa: 271

Ayete Git

Sonra sıkıntınızı giderdiği zaman, (bir de bakarsın) içinizden bir grup, Rabblerine şirk koşuverirler.

8

Nahl

Ayet: 55Sayfa: 272

Ayete Git

Kendilerine verdiğimiz (nimetlere) nankörlük etmek için (böyle yaparlar). Keyif sürün! Pek yakında (gerçeği) bileceksiniz/anlayacaksınız.

9

İsrâ

Ayet: 67Sayfa: 288

Ayete Git

Size denizde bir sıkıntı dokunduğunda, O’nun dışında dua ettikleriniz kaybolup gider, bir tek O’na yalvarırsınız. Sizi kurtarıp karaya çıkardığında da yüz çevirirsiniz. İnsan pek nankördür.

10

İsrâ

Ayet: 83Sayfa: 289

Ayete Git

İnsana bir nimet verdiğimizde, (şükretmekten) yüz çevirir ve (nimetin hakkını vermeyip) bizden uzaklaşır. Ona bir sıkıntı dokunduğunda ümitsizleşiverir.

11

Ankebût

Ayet: 65Sayfa: 403

Ayete Git

Gemiye bindikleri zaman, dini Allah’a halis kılarak (şirk koşmaksızın yalnızca) Allah’a dua ederler. Onları kurtarıp karaya çıkardığı zaman, (bir bakarsın ki) hemen şirk koşuvermişler.

12

Rûm

Ayet: 33Sayfa: 407

Ayete Git

İnsanlara bir sıkıntı dokunduğunda, Rabblerine yönelenler olarak O’na dua ederler. Sonra (sıkıntılarını giderip), tarafından bir rahmet tattırdığında, (bir de bakarsın ki) içlerinden bir grup, Rabblerine şirk koşmaya başlamış bile.

13

Rûm

Ayet: 34Sayfa: 407

Ayete Git

(Şirk koşarak,) verdiğimiz (nimetlere) nankörlük etmiş olurlar. Keyif sürün! Pek yakında bileceksiniz/anlayacaksınız.

14

Rûm

Ayet: 51Sayfa: 409

Ayete Git

Andolsun ki rüzgâr göndersek ve o (bitkileri) sararmış görseler ondan sonra yine nankörlük ederler.

15

Lokmân

Ayet: 32Sayfa: 413

Ayete Git

Onları kara bulutlar misali (büyük) dalgalar kuşattığında, dini Allah’a halis kılarak (yalnızca) O’na dua ederler. Onları (kurtarıp) karaya çıkardığında, onlardan kimisi orta yolu tutuyor. Ayetlerimizi, sözünü çokça bozup ihanet eden (hettar) ve nankörden başkası inkâr etmez.

16

Zumer

Ayet: 8Sayfa: 458

Ayete Git

İnsana bir sıkıntı dokunduğunda, Rabbine yönelerek dua eder. Sonra (o sıkıntı yerine) kendi katından nimet verdiğinde, daha önce dua ettiği şeyi unutur ve O’nun yolundan saptırmak için Allah’a ortaklar/eşler koşmaya başlar. De ki: “Küfrünle az bir şey daha keyif sür. Çünkü sen ateşin ehlindensin.”

17

Zumer

Ayet: 49Sayfa: 463

Ayete Git

İnsana bir zarar dokunduğunda bize dua eder. Sonra tarafımızdan ona bir nimet verdiğimizde: “O bana, bendeki bilgiden dolayı verildi (ya da Allah ona layık olduğumu bildiği için verdi).” der. (Hayır, öyle değil!) Bilakis o, bir fitnedir/imtihandır. Fakat onların çoğu bilmezler.

18

Zumer

Ayet: 50Sayfa: 463

Ayete Git

(O sözü) kendilerinden öncekiler de söylemişti. İşledikleri (kötülükler) kendilerine hiçbir yarar sağlamadı.

19

Zumer

Ayet: 51Sayfa: 463

Ayete Git

Nihayet işledikleri kötülüklerin (karşılığı olan azap) başlarına geldi. Bunların içinden (Mekkelilerden) zalim olanlara da işledikleri kötülüklerin (karşılığı olan azap) gelip çatacaktır. Ve onlar, (Allah’ı) aciz bırakacak değillerdir.

20

Fussilet

Ayet: 49Sayfa: 481

Ayete Git

İnsan, hayrı istemekten bıkıp usanmaz. (Fakat) başına bir sıkıntı gelecek olsa tüm ümitlerini kaybeden bir ümitsiz olup çıkar.

21

Fussilet

Ayet: 50Sayfa: 481

Ayete Git

Ona dokunan bir zarardan sonra, kendisine bir rahmet tattırsak hiç şüphesiz, “Bu, benim (hakkımdır) ve ben kıyametin kopacağını düşünmüyorum. Şayet Rabbime döndürülecek olsam O’nun katında, benim için daha güzel olanı vardır.” der. Andolsun ki kâfirlere yaptıklarını haber vereceğiz ve yine andolsun ki onlara en kaba/sert azaptan tattıracağız.

22

Fussilet

Ayet: 51Sayfa: 481

Ayete Git

İnsana bir nimet verdiğimizde (şükretmekten) yüz çevirir ve (nimete şükretmek yerine bizden) uzaklaşır. Ona bir şer dokundu mu da geniş geniş dua etmeye başlar.