Vahiy
KUR'ÂN VE SEMAVİ KİTAPLARBu konuyla ilgili ayetler
Şüphesiz ki biz, Nûh’a ve ondan sonra (gelen) nebilere vahyettiğimiz gibi sana da vahyettik. İbrâhîm’e, İsmâîl’e, İshâk’a, Ya’kûb’a, torunlarına, Îsâ’ya, Eyyûb’a, Yûnus’a, Hârûn’a ve Suleymân’a vahyettik. Ve Dâvûd’a da Zebûr’u verdik.
Şayet sana kâğıt üzerine yazılmış bir kitap indirsek ve ona elleriyle dokunacak olsalar (yine de) o kâfirler, “Bu apaçık bir büyüden başkası değildir.” diyecekler.
“Allah, beşere hiçbir şey indirmemiştir.” dedikleri zaman Allah’a gösterilmesi gereken saygıyı göstermemiş oldular. De ki: “(Söyleyin o zaman!) Mûsâ’nın getirdiği, içinde insanlar için nur ve hidayet barındıran, parça parça kâğıtlara yazıp (bir kısmını) açıklayıp çoğunu gizlediğiniz Kitab’ı kim indirdi? (O Kitap’la) sizin ve atalarınızın bilmediği şeyler öğretildi.” (Sana cevap verirlerse ne âlâ! Susmayı tercih ederlerse) de ki: “Allah’tır!” Sonra da bırak onları, batıllarında oynayıp dursunlar.
Allah’a yalan uydurup iftira eden ya da kendisine hiçbir şey vahyolunmadığı hâlde, “Bana vahyolundu.” diyen veya “Allah’ın indirdiğine benzer (Kitap/vahiy) indireceğim.” diyenden daha zalim kim olabilir? Sen o zalimlerin ölüm sekeratı ânındaki hâllerini bir görseydin! Melekler ellerini onlara uzatmış ve “Çıkarın canlarınızı! Allah’a karşı söylediğiniz haksız sözleriniz ve O’nun ayetlerine karşı büyüklenmenizden ötürü bugün alçaltan ve değersizleştiren azapla cezalandırılacaksınız.” (derler.)
Senden önce kendilerine vahyettiğimiz şehir ahalisinden, erkeklerden başkasını (resûl olarak) göndermedik. Kendilerinden önce (yaşayanların) akıbetini görmek için, yeryüzünde gezip dolaşmazlar mı? Hiç şüphesiz ahiret yurdu, (Allah’tan) korkup sakınanlar için daha hayırlıdır. Akletmez misiniz?
Mûsâ’ya Kitab’ı verdik ve “Benden başka (işlerinizi havale edip tevekkül edeceğiniz) bir vekil edinmeyin.” diye o (Kitab’ı) İsrâîloğullarına hidayet kıldık.
Şayet yeryüzündeki ağaçlar kalem, denizler de (mürekkep olsa) ve yedi deniz de (mürekkep olup) eklense (Allah’ın kelimelerini/ilmini yazmaya kalksalar) yine de Allah’ın kelimeleri/ilmi bitmez. Şüphesiz ki Allah, (izzet sahibi, her şeyi mağlup eden) Azîz ve (hüküm ve hikmet sahibi olan) Hakîm’dir.
Kitab’ı ve resûlleri kendisiyle gönderdiğimiz (mesajı) yalanlayanlar, pek yakında bilecekler/anlayacaklar.
Vahyetmek, perde gerisinden (konuşmak) veya izniyle vahyeden bir elçi/melek göndermesi dışında, Allah’ın bir insanla konuşması olacak şey değildir. Şüphesiz ki O, (zatı ve sıfatları en yüce olan) Aliy ve (hüküm ve hikmet sahibi olan) Hakîm’dir.