Tevhid MealiTevhid Meali

Tevhid Meali

Ana SayfaSurelerFihristTefsirKur'an DinleYer İmleriNotlar
Giriş Yap
Tevhid MealiTevhid Meali

Tevhid Meali ile Kur'ân'ı Oku, Anla ve Yaşa.

Bizi Takip Edin

Sayfalar

  • Ana Sayfa
  • Sureler
  • Kur'an Dinle
  • Tefsir Kitapları
  • Fihrist
  • Arama

Hesap

  • Giriş Yap
  • Kayıt Ol
  • Profilim
  • Yer İmleri
  • Notlarım

Hakkında

  • Hakkımızda
  • Meal Hakkında
  • Takrizler
  • Nasıl Kullanılır
  • Sık Sorulan Sorular
  • Geri Bildirim
  • İletişim
  • Gizlilik Politikası

Kitap

  • PDF İndir
  • Sipariş Ver

Mobil Uygulama

Google Play'denİndir
App Store'danİndir
Mobil uygulama hakkında daha fazla →

© Tevhid Meali. Tüm hakları saklıdır.

Gizlilik•Kullanım Şartları•İletişim
Fussilet 17
Fussilet 19
Fussilet Suresine Dön

Fussilet فصلت

18. Ayet
18Fussilet
وَنَجَّيْنَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَكَانُوا يَتَّقُونَ۟
İman eden ve (Allah’tan) korkup sakınanları ise kurtardık.

Tefsir

Tefhîmü'l-Kur'ân

18- İman edenleri ve korkup-sakınmakta olanları(22) ise kurtardık. AÇIKLAMA 16. Bu ayeti daha iyi anlamak için Bkz. Bakara an: 34, Rad an: 2, Hud an: 8-12, Enbiya an: 34-35, Müminun an: 15, Yasin an: 37, Saffat an: 5-6. 17. Yani, onlar Allah'ın kainatın yaratıcısı ve ma'budu olduğuna inanmazlar. Cehaletleri dolayısıyla Allah'ın yaratmış olduklarını "O'nun ortakları" olarak kabul etmektedirler. 18. Bu cümle birçok anlama gelebilir: 1) "Onlara ardı ardına peygamberler geldi." 2) "Peygamberler onlara, dini her yönüyle anlatmaya çalıştılar ve hidayeti kabul etmeleri için her yöntemi denediler." 3) "Onlara kendi kavimlerinden olsun, diğer kavimlerden olsun pekçok peygamberler geldi." 19. Yani, "Şayet Allah bizim bu dinimizi beğenmemiş olsaydı bize melekler gönderirdi. Sen de bizim gibi bir insan olduğuna göre, sırf söylediklerinden ötürü dinimizden vazgeçmeyiz." Kafirlerin "Biz sizin gönderildiğiniz şeyi tanımıyoruz" şeklindeki ifadeleri, onların Rasulüllah'ın (s.a) Allah tarafından gönderildiğine inandıkları anlamına gelmez. Bu, Firavun'un Hz. Musa (a.s) hakkında kendi adamlarına "Size gönderilen bu elçiniz bir delidir" demesi gibi alayvari bir üsluptur. İzah için bkz. Yasin an: 11. 20. "Uğursuz günler" ifadesi, o günlerde bir uğursuzluk olduğu ve bu yüzden de onlara azab geldiği anlamına gelmez. Şayet bu günler gerçekten uğursuz olsaydı, Ad kavmi dışındaki kavimlere de azabın gelmesi gerekirdi. Doğru anlamı, "Ad kavmine azab indiği günler, onlar için uğursuzdu" şeklindedir. Bazı kimseler bu ayete dayanarak, günlerin uğurlu veya uğursuz olması ile ilgili birtakım sonuçlar çıkarmaya çalışıyorlar ki bu da doğru olmayan bir yaklaşımdır. Bu ayette, "Rîhan Sarsaran" ifadesi geçmektedir. Bu deyim hakkında dilbilimciler arasında ihtilaf vuku bulmuştur. Kimileri "yakıcı sıcak", kimileri "dondurucu bir soğuk", kimileri de "estiğinde büyük bir gürültü çıkaran rüzgar" anlamına geldiğini söylemişleridr. Fakat hepsi de söz konusu rüzgarın çok şiddetli olduğu konusunda birleşmişlerdir. Kur'an'ın çeşitli yerlerinde bu hususun ayrıntıları şu şekilde beyan edilmiştir. "Allah onu yedi gece, sekiz gün ardı ardına onların üstüne musallat etti. O kavmi orada, içi boş hurma kütükleri gibi yere serilmiş görürsün." (Hakka: 7) "Üzerinden geçtiği hiçbir şeyi bırakmıyor, onu çürütüp kül gibi ediyordu" (Zariat: 42) "Nihayet onun geniş bir bulut halinde vadilere doğru geldiğini görünce: "Bu, bize yağmur yağdıracak bir buluttur" dediler. Hayır, o, sizin gelmesini istediğiniz şey, içinde acı azab bulunan bir rüzgardır. Rabbinin emriyle herşeyi yıkar mahveder. Derken onlar o hale geldiler ki evlerinden bir şey görünmez oldu. İşte biz suç işleyen toplumu böyle cezalandırırız." (Ahkaf: 45-25) 21. Bu azab onların büyüklenmeleri sonucunda gelmişti. Çünkü onlar kendilerinin çok kuvvetli oldukları zannıyla hakdan yüz çeviriyorlardı. Böylece Allah'ın azabı onların büyük bir kısmını helak ederek, kurdukları medeniyeti ortadan kaldırmış ve geride kalanlarını da rezilliğe sürükleyerek, daha önce zulmettikleri kavimler önünde zelil etmişti. Ad kavmi ile ilgili ayrıntılı bilgi için bkz. A'raf an: 51-53, Hud an: 54-66, Müminun: 34-37, Şuara an: 88-94, Ankebut an: 65 22. Semud kavmi ile ilgili ayrıntılı bilgi için bkz. A'raf an: 57-59, Hud an: 69-74, Hicr an: 42-46, İsra an: 68, Şuara an: 95-106, Neml an: 58-66.
Önceki AyetFussilet 17
Sonraki AyetFussilet 19
Önceki sayfaya gitmek için sağa kaydırın: Fussilet 17Sonraki sayfaya gitmek için sola kaydırın: Fussilet 19