Hicr الحجر
66. Ayet
وَقَضَيْنَٓا اِلَيْهِ ذٰلِكَ الْاَمْرَ اَنَّ دَابِرَ هٰٓؤُ۬لَٓاءِ مَقْطُوعٌ مُصْبِح۪ينَ
Ona şu kesin hükmü bildirdik: “Sabah olduğunda bunların arkaları kesilmiş (kökleri kurumuş) olacaktır.”
Tefsir
Tefhîmü'l-Kur'ân
66- Ve onlara şu emri verdik: "Sabaha çıkarlarken onların arkası mutlaka kesilecekti." AÇIKLAMA 33. İbrahim'in (a.s) sorusundan, meleklerin sadece olağanüstü ve çok önemli olaylarda insan şeklinde geldikleri açığa çıkmaktadır. 34. Meleklerin Lut kavminin adını anlatmayıp onlardan sadece "günahkar bir topluluk" diye bahsetmeleri, bu insanların, çevresindeki tüm toplulukların durumunu bilen İbrahim (a.s) 'in önünde isimlerinin anılmasına gerek olmayacak kadar kötü şöhrete sahip olduklarını gösterir. 35. Bu bölümü A'raf 80-84 ve Hud: 77-83 ile karşılaştırınız. 36. Bu kıssaya, burada çok kısa bir şekilde değinilmektedir. Fakat Hud suresi 77-83'den Lut (a.s) ın meleklerin ziyaretine çok üzüldüğünü öğrenmekteyiz. Lut (a.s) kendi kendisine: "Bu oldukça zorlu bir gün" demiştir. Onun bu denli kaygılanmasının nedeni, Kur'an'da kapalı bir dille, hadislerde ise açıkça anlatıldığına göre, meleklerin güzel ve genç delikanlılar şeklinde gelmesidir. O, kavminin ne denli sapık ve günahkar olduğunu biliyordu. Misafiri oldukları için onları gönderemezdi, fakat onları bu günahkarlardan nasıl koruyacağını da bilmiyordu. 37. Yani, "Sen geride kalan olup olmadığına bakmak için en arkadan gitmelisin." 38. Bu, Kitab-ı Mukaddes'te ele alındığı gibi "Sakın arkana bakma, yoksa helak olursun" anlamına gelmez. Bu sadece onları uyarmak amacıyla anılmıştır: "Hiç biriniz geride ne olup bittiğini anlamak için dönüp bakmasın. Helak olan insanların çığlıklarını duyup seyretmemeniz için. Çünkü şimdi ne geriye bakıp "eğlenmek", ne de üzüntü gözyaşları dökmek zamanıdır. Helak olan topluluğun bulunduğu bölgede bir dakika bile durursanız, gökten düşen taşlar size de isabet edebilir."