Hûd هود
83. Ayet
مُسَوَّمَةً عِنْدَ رَبِّكَۜ وَمَا هِيَ مِنَ الظَّالِم۪ينَ بِبَع۪يدٍ۟
(O taşlar) Rabbinin katında işaretlenmişlerdir. O (azabın bir benzeri, bu kavmin amelini yapan) zalimlerden uzak değildir.
Tefsir
Tefhîmü'l-Kur'ân
83- Rabbinin katında 'belli bir biçime sokulmuş, damgalanmış'(92) olarak. Bunlar zalimlerden uzak değildir.(93) AÇIKLAMA 88. Lut Kavminin bu cevabı, onların ahlaksızlığın gayyasına nasıl düştüklerini, nasıl arsız bir suratla dişiler yerine erkekleri isteyebildiklerini açıkça göstermektedir. Bu durum onların temizliğin doğal yolunu bırakıp pisliğin doğal olmayan yolunu seçmekle kalmayıp, tatminin doğal yoluyla tüm ilgilerini kestiklerinin deliliydi. Bu tür bir ahlak sefaleti, manevi çöküşün belirtisidir, zira geride iyi adına hiçbir şey bırakmamıştır. Şer'i olmayan davranışların müptelası olmuş, fakat aynı zamanda yaptıklarının çekinilmesi gereken yanlış davranışlar olduğunu bilen bir kimse düşünün. Hakkında "bu adam ahlaksızdır" dedirtecek denli iflah olmaz biri olsa bu kimsenin herşeye rağmen ıslah olma umudu vardır. Diğer taraftan şer'i hükümlerle hiçbir ilgisi olmayan ve bu yüzden kendini gayr-i şer'i davranışlara bütünüyle kaptırmış olan murdar kimselerin ise insan sayılmaya bile liyakatları yoktur ve dolayısıyla kökleri kazınmalıdır. Nitekim Allah Lut kavminin yeryüzünden bütünüyle silinmesini ferman buyurmuştur. 89. Bu ayet azap mahallini terketsinler ve bir daha ne olup bittiğini görmek için arkalarını dönmesinler diye onlara durumun vehamet ve aciliyetini vurgulamaktadır. Bu suretle patlamalardan oluşan müthiş gürültüyü ve insanların çığlıklarını duymasınlar da helakına hükmedilmiş ve defteri dürülmüş olan yurtları yüzünden ayakları sürçüp geri kalmasınlar diye uyarılmış olmaktaydılar. 90. Hz. Lut'un (a.s) karısının helaki bu surede geçen, hiç bir akrabalığın günahların sonucundan kişiyi kurtarmadığı temasıyla ilgili üçüncü olaydır. 9l. Muhtemelen azap, yerin altını üstüne getiren korkunç bir deprem ve taşlar yağdırıcı bir volkan patlaması biçiminde geldi. "Pişirilmiş balçıktan taşlar" büyük bir ihtimalle volkanik bölgelerde sıcaklık ve lavlarla yerin altında teşekkül etmiş taşlara işaret etmektedir. Bu teşekkülün belirtilerine bugün bile Lut gölü yakınlarında rastlanmaktadır. 92. Yani "her taş belli bir tahrip görevini yerine getirmesi, belli bir mücrimi helak etmesi için işaretlenmişti." 93. Bu ifade, günahlarında ısrar eden zalimleri uyarma anlamına geliyordu. Şöyle: "Kendinizi, sanki o sizden uzakmış gibi azaptan uzakta sanmayın. Azap, Lut kavmine gelmişse size de gelebilir. Ne Lut kavmi kendilerini Allah'a karşı savunabildi ne de sizler savunabilirsiniz!"