Tevhid MealiTevhid Meali

Tevhid Meali

Ana SayfaSurelerFihristTefsirKur'an DinleYer İmleriNotlar
Giriş Yap
Tevhid MealiTevhid Meali

Tevhid Meali ile Kur'ân'ı Oku, Anla ve Yaşa.

Bizi Takip Edin

Sayfalar

  • Ana Sayfa
  • Sureler
  • Kur'an Dinle
  • Tefsir Kitapları
  • Fihrist
  • Arama

Hesap

  • Giriş Yap
  • Kayıt Ol
  • Profilim
  • Yer İmleri
  • Notlarım

Hakkında

  • Hakkımızda
  • Meal Hakkında
  • Takrizler
  • Nasıl Kullanılır
  • Sık Sorulan Sorular
  • Geri Bildirim
  • İletişim
  • Gizlilik Politikası

Kitap

  • PDF İndir
  • Sipariş Ver

Mobil Uygulama

Google Play'denİndir
App Store'danİndir
Mobil uygulama hakkında daha fazla →

© Tevhid Meali. Tüm hakları saklıdır.

Gizlilik•Kullanım Şartları•İletişim
Kalem 33
Kalem 35
Kalem Suresine Dön

Kalem القلم

34. Ayet
34Kalem
اِنَّ لِلْمُتَّق۪ينَ عِنْدَ رَبِّهِمْ جَنَّاتِ النَّع۪يمِ
Hiç kuşkusuz, muttakiler için Rabbleri katında Naîm Cennetleri vardır.

Tefsir

Tefhîmü'l-Kur'ân

34- Şüphe yok,(19) muttaki olanlar için Rableri katında nimetlerle donatılmış cennetler vardır. AÇIKLAMA 14. Ayette "Hars": Tarla kelimesinin geçmesi, bahçelerin içerisinde tarlaların bulunduğunu belirtmek için olabilir. 15. Buradaki "Hard" kelimesi Arapça'da, önlemek, durdurmak anlamında kullanılmaktadır. Ayrıca niyet etmek, karar vermek ve sürat anlamına gelmektedir. Bu yüzden ayeti tercüme ederken bu üç anlamı da göz önünde bulundurdum. 16.Yani, onlar kendi bahçelerini bu halde görünce "herhalde biz yolumuzu şaşırdık ve yanlış bir yere geldik"' dediler. Biraz düşündükten sonra bunun gerçekten kendi bahçeleri olduğunu anlayarak hayıflanmaya başladılar. 17. Yani, ertesi gün bahçeden meyveleri toplayacaklarına yemin ettikleri zaman onlara birisi "Allah'ı unutmayın, inşaallah (Allah izin verirse) niye demiyorsunuz?" demişti. Onlarsa buna hiç aldırış etmemişlerdi. Ayrıca miskinlere, fakirlere hiçbirşey vermemeyi kararlaştırdıklarında yine aynı kişi onları "Allah'ı unutmayın ve bu çirkin niyetinizden vazgeçin" diye uyarmıştı. Fakat onlar yine kulak asmamışlar ve kendi fikirlerinde ısrar etmişlerdi. 18. Yani, her biri bir diğerini itham etmeye, suçu birbirine atmaya başladılar. "Sen bana Allah'ımı unutturarak bu kötü yola düşmeme sebep oldun" diyerek birbirlerini suçladılar. 19. Mekke'nin ileri gelenleri Müslümanlara, "Allah dünyada bu nimetleri bize vermiş" diyerek bunun kendilerinin Allah'ın makbul birer kulları olduklarının alameti olduğunu, "sizin bu kötü durumunuz ise sizin, Allah'ın gazap ettiği kişiler olduğunuzun delilidir. Dolayısıyla eğer öbür dünya varsa, ki siz var diyorsunuz, orada da yine biz refah içerisinde, siz ise azab içerisinde olacaksınız." demekteydiler. Bu ayetler bu sözlere cevaptır.
Önceki AyetKalem 33
Sonraki AyetKalem 35
Önceki sayfaya gitmek için sağa kaydırın: Kalem 33Sonraki sayfaya gitmek için sola kaydırın: Kalem 35