Tevhid MealiTevhid Meali

Tevhid Meali

Ana SayfaSurelerFihristTefsirKur'an DinleYer İmleriNotlar
Giriş Yap
Tevhid MealiTevhid Meali

Tevhid Meali ile Kur'ân'ı Oku, Anla ve Yaşa.

Bizi Takip Edin

Sayfalar

  • Ana Sayfa
  • Sureler
  • Kur'an Dinle
  • Tefsir Kitapları
  • Fihrist
  • Arama

Hesap

  • Giriş Yap
  • Kayıt Ol
  • Profilim
  • Yer İmleri
  • Notlarım

Hakkında

  • Hakkımızda
  • Meal Hakkında
  • Takrizler
  • Nasıl Kullanılır
  • Sık Sorulan Sorular
  • Geri Bildirim
  • İletişim
  • Gizlilik Politikası

Kitap

  • PDF İndir
  • Sipariş Ver

Mobil Uygulama

Google Play'denİndir
App Store'danİndir
Mobil uygulama hakkında daha fazla →

© Tevhid Meali. Tüm hakları saklıdır.

Gizlilik•Kullanım Şartları•İletişim
Lokmân 24
Lokmân 26
Lokmân Suresine Dön

Lokmân لقمان

25. Ayet
25Lokmân
وَلَئِنْ سَاَلْتَهُمْ مَنْ خَلَقَ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَ لَيَقُولُنَّ اللّٰهُۜ قُلِ الْحَمْدُ لِلّٰهِۜ بَلْ اَكْثَرُهُمْ لَا يَعْلَمُونَ
Şayet onlara, “Gökleri ve yeri kim yarattı?” diye soracak olsan elbette, “Allah!” diyecekler. De ki: “Allah’a hamdolsun.” Bilakis, onların çoğu bilmiyorlar.
Dipnot

bk. 23/Mü’minûn, 90

Tefsir

Tefhîmü'l-Kur'ân

25- Andolsun onlara; "Gökleri ve yeri kim yarattı?" diye soracak olsan, hiç tartışmasız; "Allah" diyecekler. De ki; "Hamd(44) Allah'ındır." Hayır, onların çoğu bilmezler.(45) AÇIKLAMA 35. Bir şeyin bir kimsenin emrine musahhar kılınması iki şekilde olur; a) O kimse o şeyden faydalanmaya yetkili kılındırılır. b) O şey o kimseye fayda versin ve onun çıkarlarına hizmet etsin diye bir kanun ve nizama tabi tutulabilir. Allah gökler ve yerdeki herşeyi insana bir ve aynı anlamda musahhar kılmamış; bir kısmını birinci, diğer kısmını ikinci anlamda onun emrine vermiştir. Sözgelişi, insana hava, su, ateş, bitkiler, madenler, davarlar ve diğer birçok şey birinci anlamda; güneş, ay....vs. ikinci anlamda musahhar kılınmıştır. 36. " Görünür nimetler " insan tarafından şu veya bu şekilde algılanan yahut bilinen nimetlerdendir. " Görünmeyen nimetler" ise insan tarafından ne algılanan ne de bilinen nimetlerdir. Kendi vücudunda ve dış dünyasında insanın yararına iş gören sayısız şey vardır. Fakat insan, Halik'in kendisi için hazırladığı, onun koruma ve emniyetini, gelişme ve beslenmesini, sağlık ve mutluluğunu sağlayan nice vasıtaların farkına varmaz. Bilimin çeşitli dallarında insan üzerinde yapılan araştırmalar, Allah'ın daha önce insana gizli kalmış nice nimetini açığa çıkarmıştır. Ve şimdiye dek açığa çıkarılmış olan nimet ve lütuflar, hâlâ gizli olanların yanında çok önemsizdir. 37." Allah hakkında tartışanlar ", şu tür sorular üzerinde münakaşa edenlerdir: Allah var mı yok mu? Allah bir mi yoksa başka ilahlar var mı? Onun sıfatları ve bu sıfatların niteliği nedir? Onunla yaratıkları arasındaki ilişkinin mahiyeti nedir? 38. Yani, " Onlar ne hakikatı doğrudan tecrübe edecekleri veya bizzat müşahede edebilecekleri bir bilgi vasıtasına sahipler, ne hakikatı müşahede ettikten sonra kendilerine kılavuzluk edebilecek bir kimsenin hidayetine ermişler ve ne de inançlarına temel olabilecek ilâhi bir kitapları vardır. 39. Yani, " Herkesin, her ailenin ve kavmin ataları illâ da doğru yolda diye bir şey yok. Bu konuda ileri sürülebilecek tek şey olan, yaşlıların tavsiye ettiği hayat tarzı meselesi de bunun doğruluğuna delil olmaz. Akıl ve i'zan sahibi hiç kimse, yanlış yolda olsalar ve nereye doğru gittiklerini dert etmeseler bile atalarının yolunu körü körüne izlemek gibi bir aptallık yapmaz." 40. " Kim ki.... Allah'a ....": Kim ki kendini bütünüyle Allah'ın hizmetine verir; tüm işlerinde O'na güvenir ve O'nun hidayetini tüm hayatının kanunu kılarsa.... 41. Yani amelî olarak da, " Allah'ın itaatkâr kulu" tavrını benimsemelidir. 42. Yani, " O artık, ne yanlış yola sevkedileceği şeklinde bir tedirginliğe, ne de Allah'a kulluk ettikten sonra kötü bir akibetle karşılacağı şeklinde korkuya kapılmaz. 43. Bundan kasıt şudur: "Ey Rasûl, seni dinlemeyi reddedip, İslam'ı inkar etmek ve küfürde ısrar etmekle sana zarar vereceğini sanan kimse aslında sana değil kendine zarar vermektedir. Eğer seni dinlemiyorsa onun hakkında hiç kendini üzme." 44. Yani, "Allah'a şükür ki hiç değilse bunu biliyor ve buna inanıyorsunuz. Kainatın yaradılışında hiçbir payı olmayan O'ndan gayrı bir varlık nasıl hamde lâyık olabilir ?" 45. "İnsanların çoğu Allah'ı kainatın Halık'ı olarak kabul etmenin zarurî sonuç ve gereklerini, bununla neyin çatıştığını bilmez. Bir kimse Allah'ı yerin ve göklerin yaratıcısı olarak kabul ettiği zaman İlâh ve Rabbin yalnızca Allah olduğunu da kabul etmek zorundadır. Yalnızca O'nun ibadet ve itaate lâyık olduğunu, yalnızca O'ndan yardım istenebileceğini ve O'ndan başka hiçbir varlığın, mahlukatın Şârî ve Hakim'i olamayacağını da kabul etmek zorundadır. Birincisi Halık'tan başkasını ilâh kabul etmek akla aykırıdır ve yalnızca cahillerin içine düşebileceği bir çelişkidir. Aynı şekilde bir varlığın yaratıcı olduğuna inanıp, O'nun yarattıkları arasından birini belâları giderici veya bir ilâh, kudret, hüküm ve hakimiyet sahibi bir varlık olarak kabul etmek hiçbir akıl sahibinin teslim ve tasdik edemeyeceği bir çelişki olacaktır.
Önceki AyetLokmân 24
Sonraki AyetLokmân 26
Önceki sayfaya gitmek için sağa kaydırın: Lokmân 24Sonraki sayfaya gitmek için sola kaydırın: Lokmân 26